Son dakika kültür-sanat haberleri

“...çünkü eski masal ve efsanelerdeki şeyler en sonunda gelir başınıza. Ne kadar çok okur, efsanelere ne kadar çok inanırsanız, o kadar çok gelir. Zaten dinlediğin hikâye başına geleceği için ona efsane dersin.” Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazarımız Orhan Pamuk’un Doğu ve Batı efsanelerini harmanlayarak 2016 yılında okurlara sunduğu Kırmızı Saçlı Kadın eseri, bir yıl

DİLEK'İN GECE DEFTERİ / I. BÖLÜM Biliyorum, sana giden yolları kapatan ben değilim; hayatın kendi sessiz duvarları. Ve biliyorum... Sen hiçbir zaman tam olarak bana dönmedin. Yine de kalbim, senden dönmeyi hâlâ öğrenemedi. Ne kadar yakınmışız meğer; ama aramızdan geçip giden trenler, vapurlar, sokak lambaları kadar uzak. Bazen bir insan bile koca bir şehir

Ah insanlar!.. Sabahı cebinde taşıyanlar, uykudan önce yorulan, hayallerle yaşayanlar. Bir ülke düşünün; haritası ceplerden yapılmış, her açıldığında biraz yırtılan, içinden bozuk paralar değil unutulmuş günler saçılan. Mozaiğiz derler ya; taşları sürekli yer değiştiren ama düşerken bile ses çıkarmayan. Aralarına harç diye sabır sürülen. Geceyi çalışarak eritip gündüzü bekleyerek harcayanlar, zamanı değil, kendini eskitenler... Her

İzlanda, İsrail’in katılımının onaylanmasının ardından Eurovision 2026’dan çekildi. RÚV, koşulların yarışmanın ruhuyla uyuşmadığını bildirirken EBU karara saygı duydu; tartışmalar sürüyor.

Atanamayan binlerce öğretmen adayı ya da kıl payı olsa atanmış bir öğretmen vardır. Öğretmenin atandığı okulun sıvaları bile dökülmüştür. İlk günkü heyecanına soğuk duş alması bir olur. Tabii hemen çelişkiye düşer, sancısını çeker. Niçin biz bu haldeyiz diye erkenden sorguya girer. Öğrenciler de değişmiştir, artık sosyal medya fenomenleriyle karşı karşıyayız. Bir sürü takipçisi olan öğrenciye

Ak kar kütlelerinin kapladığı kirli sularla çamurlaşmış yolu geçerken aklında sadece tek bir düşünce vardı: “Acaba üşüyor mu?” Uzun, ince fakat küçücük parmaklarını soğuk gövdede gezdirdi. Sanki tüyler ellerini değil de bu kış kadar soğuk olan içini okşamıştı. “Umay” diye seslenmek istedi fakat isim, dudaklarının kenarında çatlak bir buz tabakası gibi donup kaldı. Hiçbir işe

Şanlıurfa’da şehir merkezine 46 kilometre uzaklıktaki Tek Tek Dağları Milli Parkı sınırları içinde bulunan Karahantepe Ören Yeri’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Neolitik döneme ışık tutacak yeni bulgulara ulaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında hız kazanan kazılarda, çeşitli ritüeller için kullanıldığı değerlendirilen mimari alan ve insan sureti heykeli gün yüzüne çıkarıldı. Kazı Başkanı Prof.

Başrolde Hussein Hassan'ın titiz ve çok becerikli oyunculuk sergilediğini, adeta rolün hakkını verdiğini belirtmiş olayım. Anneyi, kıymetli Fatma Arslan oynuyor ve ister kız kardeşi oynayan olsun isterse de erkek kardeşi oynayan Çayan Mahir Kayır'ın da çok iyi bir iş çıkardığından bahsederek başlayayım. Bêder 2016 yılında Silopi’deki olaylarda cenazesi bir hafta yerde kalan Taybet Ana'ya bir

“Önce Kelime vardı,” diye başlıyor Yuhanna’ya göre İncil. Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. Ve Kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık... Kelimenin bittiği yerde başladı; Kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, Yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık, Kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler Yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız Kelimeler acıyı dindirdi ve Kelimeler

“Çal Sam. ‘As Time Goes By’ı çal.” İkinci Dünya Savaşı sırasında 1942 yılında gösterime giren Casablanca; Humphrey Bogart, Ingrid Bergman ve Paul Henreid’in yetenekli oyunculukları ve Michael Curtiz’in başarılı yönetmenliği ile sinema tarihinin eşsiz filmlerinden biri olmuştur. Casablanca, temelde bir aşk hikâyesidir ancak filme sadece “romantik” kelimesini yakıştırmak pek doğru değil. Eski ama unutulmayan bir

İngiliz müziğinin en karakteristik seslerinden biri olan Chris Rea, 74 yaşında yaşamını yitirdi. Pankreas kanseri teşhisiyle bir süredir tedavi altında olan ünlü sanatçının, sabahın erken saatlerinde vefat ettiği açıklandı. Rea’nın ailesi tarafından yapılan bilgilendirmede, usta müzisyenin son anlarını ailesi ve yakın çevresinin yanında huzur içinde geçirdiği ifade edildi. Sanatçının ölümü uluslararası müzik camiasında geniş yankı

Konser ve şarkı sözleri tepki çekti Duman grubunun solisti Kaan Tangöze, 19 Kasım Çarşamba günü Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde konser verdi. Konserde seslendirilen bazı şarkı sözleri, sosyal medyada gündem olurken, AKP çevrelerinin tepkisine neden oldu. Tangöze’nin sahnede "Baltalar Elimizde" isimli eseri yorumladığı anlar sosyal medyada hızla yayıldı. Şarkıda yer alan sözler üzerinden eleştiriler yükselirken, konserdeki

Yamuk tasarlanmış odanın en yalnız hissedilebilecek karanlıktan yoğurulma ücra bir köşesindeyim. Perdeler hep kapalı olduğundan odadaki kasvet, dimağımın canlı anılarını örtüyor. Yatağın üzerinde ölgün bir ruh hali ile uzanmış gövdeden ter kokularıyla karışık sigara dumanı geliyor. Bu duman odanın gri olan dört bir duvarına çarpıp yüreğimin içine yerleşiyor. Kokulu ve sıska gövdenin yataktan çıkmayışının kaçıncı

Saat sabahın 5.56’sı, bölünüyorum uykularımdan. Çiçekler kurumuş... Peşinde pervane olduğum ömür elimden kayıyor, umursamamak istiyorum. Çiçeklerin kuruyan yapraklarından başka yanlarını görmüyorum, bakmamak istiyorum. İçimde derin derin ah’lar var, duymak istemiyorum. Altında kaldığın bir çığı ellerinle kazmak kadar kolay olmuyor, görmezden gelmek maruz kaldığın bir çağı... Bu çağdan büsbütün tiksinen şairler vardı, hepsi ne kadar haklı...

Evin arka odasındaki pencere, iç içe geçmiş, üst üste yığılmış gibi duran irili ufaklı müstakil yapılara açılıyor. Görünümün dağınıklığını, bahçe bile denemeyecek toprak parçaları ve ıslak kiremitlerle evlerin çatılarını örten paslı levhalar tamamlıyor. Rüzgârsız, dingin bir sabah. Sağa sola saçılmış sigara izmaritlerine hafif hafif yağmur damlaları düşerken ardına kadar açtığım pencereden gökyüzüne bakıyorum: Dağın eteğinden
Güncel haberler, döviz, altın ve piyasa verileri
© 2025 NewHaber. Tüm hakları saklıdır.v1.9.5