Kurumun verilerine göre bu yıl eylül ayına kadar toplam yükümlülük 26,4 trilyon dolar arttı; bu da haftada yaklaşık 675 milyar dolar lık yükselişe denk geliyor. Hesap çarpıcı. Kamu tarafında en büyük artışlar Çin ve ABD ’de görülürken, Fransa, İtalya ve Brezilya onları izledi. Gelişmekte olanlarda ise Rusya , Kore , Polonya ve Meksika öne çıktı. Rakamların temposu küresel ölçekte endişeyi büyütüyor. Kamu borcu ve ihraçlar öne çıkıyor IIF, küresel artışın ana itici gücünün kamu sektöründeki borçlanma olduğunu belirtti. Kurum, ABD Yüksek Mahkemesi nin Trump yönetimi dönemindeki tarifelerin yasallığına ilişkin vereceği kararın olumsuz olması halinde ABD Hazine ’sinin daha fazla borçlanmak zorunda kalabileceği uyarısını yaptı. Piyasalarda temkinli bir bekleyiş var. Bu tablo, yeni ihraç takvimlerine yön veriyor. Gelişmekte olan piyasalarda Eurobond ihracı 2025’te rekor düzeye ulaştı. JPMorgan verilerine göre aralık başı itibarıyla toplam ihraç 255,7 milyar dolar a çıktı; bunun 182,1 milyar dolar ı yatırım yapılabilir nota sahip ülkelerden geldi. Finans dışı şirketlerin yükümlülükleri 100 trilyon dolar a yaklaşırken, yapay zekâ ve temiz enerji alanlarında borçlanma hızlandı. Küresel hanehalkı toplamı yaklaşık 64 trilyon dolar seviyesinde; borcun GSYH’ye oranı %57 ’ye gerileyerek 2015’ten bu yana en düşük düzeye indi. Uzmanlar yeni veri akışını yakından izliyor. Önümüzdeki yılın finansman planları, risk iştahını doğrudan etkileyecek. 2026’da gelişmekte olan piyasalar 8 trilyon dolar , gelişmiş ekonomiler ise 16 trilyon dolar ın üzerinde yeniden finansman ihtiyacıyla karşı karşıya kalacak. Yol zor.
IIF: Küresel borç 346 trilyon dolara yaklaştı
IIF, küresel borcun 2025’in üçüncü çeyreği sonunda 346 trilyon dolara yaklaştığını ve artışın başlıca kaynağının kamu borçlanması olduğunu açıkladı. Gelişmiş ülkelerde toplam borç 230,6 trilyon dolarla rekor kırarken, 2026’da gelişmekte olanlarda 8 trilyon dolar, gelişmişlerde ise 16 trilyon doların üzerinde yeniden finansman ihtiyacı öngörülüyor.
