Prof. Dr. Yaşar’dan Tarihi Müjde: Tahtalı Barajı’nda 30 Yılın Rekoru Kırıldı!

İzmir'in can damarı Tahtalı Barajı'nda su seviyesi, kurulduğu 1996'dan bu yana ilk kez kesintisiz olarak yükseldi. Uzmanlar, bu durumun ardından dikkat çeken tahminlerde bulundu.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in geleceği için umut veren bir gelişmeyi duyurdu. Kentin en önemli içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı’nda, 1996’da kurulduğundan bu yana ilk kez su seviyesinin kesintisiz bir şekilde yükseldiğini belirtti. Prof. Dr. Yaşar, 1 Ocak’tan bu yana barajdaki doluluk oranının her gün arttığını vurgulayarak, ’30 yıldır ilk kez kesintisiz her gün yükseldi. Baraj 96 yılında kuruldu. Böyle bir yükseliş daha önce hiç görülmedi’ dedi.
Yağışlı havanın etkisiyle İzmir’deki barajlarda doluluk oranları önemli ölçüde arttı. Tahtalı Barajı’nda aktif doluluk oranı %54,37’ye ulaşırken, Balçova Barajı %97,6, Gördes Barajı %41,56, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı %78,48 ve Ürkmez Barajı %97,96 seviyelerine çıktı. Bu artışlar, kuraklık endişelerini bir nebze olsun hafifletti.
Prof. Dr. Yaşar, gelecekteki yağış durumuna ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu. Kuraklıkla mücadele eden birçok yılın ardından, 2009’un en yağışlı yıl olduğunu hatırlatan Yaşar, ‘Çok kurak yılları, hep çok yağışlı yıllar takip eder’ diyerek bu yılın rekorlar kırabileceğini öngördü. Temmuz ayından sonra beklenen Süper El Nino’nun daha sıcak ama aynı zamanda daha yağışlı bir hava getireceğini belirten Yaşar, ‘Sonbaharda ciddi yağışlar olacak gibi duruyor. Belki de 2026, son 80 yılın en yağışlı yılı olacak’ ifadelerini kullandı.
Gördes Barajı’ndaki iyileştirmelerin de su yönetimine olumlu katkı sağladığını dile getiren Prof. Dr. Yaşar, ‘Gördes ve Tahtalı barajlarındaki su seviyesi, İzmir’in 2 yıllık ihtiyacını karşılayacak seviyeye geldi’ müjdesini verdi. Ancak asıl sorunun yağış miktarı değil, su yönetimi olduğunu vurgulayan Yaşar, ‘Türkiye’de su sorunu yok, su yönetimi sorunu var. Arıtma tesislerinden çıkan suların tarıma kazandırılması ve yeraltı sularının korunmasıyla uzun yıllar su sıkıntısı yaşanmayacağını’ belirtti. Yaşar, ‘Az ama yeterli yağışımız var. Bütün olay bunu kullanabilmekte’ diyerek çözüm önerilerini sıraladı.




