Güllü’nün Acı Hikayesi: Pırıltılı Sahnenin Ardındaki Sessiz Çığlık

Altıncı Kattan Gelen Acı Haber
Türk müziğinin sevilen seslerinden 51 yaşındaki Güllü, geçtiğimiz günlerde Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Ölümüyle birlikte, sanatçının arkasında bıraktığı derin hikayeler yeniden gündeme taşındı.
Maddi Sıkıntılar ve Hapis Günleri
Güllü’nün yaşamında en çok konuşulan dönüm noktalarından biri, 2016 yılında oğlu Tuğberk Yağız’ın okul taksitini ödeyemediği için 6 gün hapis yatması oldu. Ekonomik sorunlarla boğuştuğu bu dönem, hem sanat camiasında hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. O günleri hatırlayan bir hayranı, “Sahneye çıktığında parlıyordu ama biz onun gerçekte ne kadar zorlandığını bilmiyorduk” sözleriyle hislerini dile getirdi.
Deniz Seki’den Yürek Burkan Anılar
Sanat dünyasında dostluklarıyla bilinen Güllü’nün yanında olan isimlerden biri de şarkıcı Deniz Seki idi. Hapiste yollarının kesiştiğini anlatan Seki, şunları söyledi:
“Güllü koğuşa geldiğinde mide ameliyatı nedeniyle çok zayıftı, sadece 40 kiloydu. Onu ellerimle besledim, yeniden hayata tutunması için çabaladım.”
Bu sözler, sanatçının yaşadığı yalnızlığı ve hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi gözler önüne serdi.
90’ların Yıldızı, Hep Mücadele Eden Bir Kadın
90’lı yıllarda “Alo Orda mısın?” ve “Of Aman Aman” gibi şarkılarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Güllü, sahne enerjisi ve güçlü sesiyle tanınıyordu. Ancak sahnenin arka planında, ekonomik sıkıntılar ve sağlık problemleriyle boğuştu. Buna rağmen çalışmaktan hiç vazgeçmedi. Onu tanıyanların dilinde, “sapasağlam duruşu” ve “asla pes etmeyen tavrı” hep öne çıktı.
Sanatçılar İçin Sosyal Güvence Tartışması
Güllü’nün ani ölümü, bir kez daha sanat dünyasında “sanatçıların sosyal güvencesi” konusunu gündeme getirdi. Birçok isim, özellikle popülerliğini yitiren sanatçıların destek mekanizmalarına erişimde büyük sıkıntılar yaşadığını belirtiyor. Bir müzik eleştirmeni, “Onlar sahnede milyonlara hitap ediyor ama çoğu zaman sigortaları, emeklilik hakları yok. Güllü’nün hikayesi bu yüzden bize bir uyarı olmalı” yorumunu yaptı.
Toplumdan Duyarlılık Çağrısı
Güllü’nün hayat mücadelesi ve acı sonu, Türkiye’de hem sanatçılar hem de toplum için bir ders niteliğinde. Onun ardından yükselen ortak ses, sanatçıların yalnız bırakılmaması gerektiği yönünde. Bölge halkından biri, “Sesiyle yıllarca kalbimize dokundu. Bizim ona daha çok sahip çıkmamız gerekirdi,” sözleriyle duyduğu pişmanlığı dile getirdi.





