Kadroya Değil, Futbola Bakın

Kağıt üzerinde baktığınızda tarihin en değerli Türk milli takımını görüyorsunuz. Sahaya baktığınızda ise farklı bir tablo var karşınızda.
İki maç. İki mağlubiyet. Sıfır gol.
Rakamlar her şeyi anlatıyor aslında. Paraguay maçında topu yüzde 78 oranında elinde tutan, 559 başarılı pas yapan, 12 korner kullanan bir takımdan söz ediyoruz. Rakip yalnızca 7 şut çekti. Biz 32 şut denedik. 32 şutta sadece 5’i kaleyi buldu ve yine de gol yok.
Üstelik Paraguay, 45. dakikada 10 kişi kaldı. Sayısal üstünlük koca bir yarı boyunca elimizde kaldı. 12 korner 0 gol. 42 orta denemesinden yalnızca 8’i hedefe ulaştı. Bu istatistikler bir talihsizliği değil, taktiksel bir çöküşü anlatıyor.
Vincenzo Montella’nın taktik anlayışı iki turnuvadır aynı soruyu sormaya devam ettiriyor: Bu oyuncularla bu futbol mu oynanır? Bireysel kalitesi bu denli yüksek bir kadroyu bu denli cansız, bu denli fikirden yoksun bir anlayışla sahaya sürmek başlı başına bir başarısızlık. Montella, 63. dakikada itiraz ettiği için sarı kart gördü. Kendi takımının golsüz kaldığı bir maçta hakeme itiraz etmek için enerjisi vardı ama 12 korneri 1 gole çevirmek için planı yoktu.
Real Madrid’de oynayan Arda, iki maçta da gölgede kaldı. İnter’in kaptanı Hakan, direkten dönen bir vuruş dışında kayboldu gitti. Kenan’ın röveşatası vardı, güzeldi, ama tek başına yetmedi. Ferdi koştu, çabaladı, sonuç değişmedi. Pas başarı oranımız yüzde 89’du. Yani topun nereye gideceğini biliyorduk. Ama o topla ne yapacağımızı bilmiyorduk.
Bu oyuncuların suçu yok. Suç, bu kalitedeki futbolcuları bir araya getirip onlardan hiçbir şey üretememenin. Yüzde 78 topla oynama, 32 şut, 12 korner ve sıfır gol. Bu rakamlar bir istatistik özeti değil, bir taktik iflasın belgesi.
Türk futbolu onlarca yıldır yıldız yoksunluğundan yakındı. Şimdi yıldızlar var. Ve bu kez yakınma sebebimiz bambaşka bir şey: o yıldızları kullanmayı bilememek.
Belki de tarihimizin en yetenekli kadrosuna sahip olduğumuz dönemde, tarihimizin en verimsiz futbolunu izledik. 32 şut, 12 korner, yüzde 78 topla oynama ve sıfır gol. Bu acı bir ironi. Ve bu ironinin faturası, sahada ter döken oyunculara değil, teknik direktörün masasına bırakılmalı.

Selahattin Koç
Sporun içinde, futbol ve basketbolun peşinde geçen yılların ardından artık yazılarımla Newhaber.com’dayım. Maç analizlerinden transfer gelişmelerine kadar birçok konuda görüşlerimi paylaşacağım.
Tüm Yazılarını Gör →