Bu hafta TBMM'nin gündemi, meslektaşlarımızın ve vatandaşların yakından takip etmesi gereken pek çok düzenlemeyi barındırıyor. Genel Kurul'da görüşülmeye başlanacak 12. Yargı Paketi'nden emekli aylıklarına, yükseköğretimdeki af düzenlemesinden siber güvenlik alanındaki yeni yetkilere kadar geniş bir yelpazede değişiklikler kapıda. Meslek disiplininden ayrılmadan, bu düzenlemeleri hukuki açıdan değerlendirmek isterim.
12. Yargı Paketi: Usul Ekonomisi mi, Yeni Sorunlar mı?
Resmî adıyla "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", uygulamacı gözüyle bakıldığında hem olumlu hem de tartışmaya açık hükümler içeriyor.
Yazılı yargılama usulünde duruşmalar arası sürenin kural olarak üç ayı aşamayacak olması, gerekçe belirtme zorunluluğuyla desteklenmiş bir usul disiplinidir ve makul sürede yargılanma hakkı açısından olumlu bir adım sayılabilir. Elektronik duruşmalarda fiziki imza zorunluluğunun kaldırılması ise dijitalleşme sürecinin doğal bir uzantısı; UYAP pratiğiyle uyumlu bir sadeleştirme olarak görülebilir.
Asıl dikkat çeken düzenleme ise kamuoyunda "IBAN dolandırıcılığı" olarak bilinen fiillere ilişkin. TCK 158. maddeye eklenecek fıkrayla, banka hesabını bilerek başkasına kullandıran kişilerin iştirak sorumluluğu belirli koşullarda yarı oranında indirilecek.
Bu düzenlemenin geriye dönük etkisi ayrıca önemli: kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar için bozma kararı verilecek. Ceza muhakemesinde lehe kanunun geçmişe uygulanması ilkesiyle örtüşen bu yaklaşım, ilk derece mahkemelerinde yeni bir yargılama dalgası yaratacaktır.
Meslektaşlarımızın, hesap devri nedeniyle dolandırıcılığa iştirakten yargılanan veya hüküm giymiş müvekkilleri için bu düzenlemeyi yakından takip etmesini öneririm.
İdari yargıda tek hakimle görülecek dava kapsamının genişletilmesi, iş yükü açısından anlaşılır olsa da, heyet halinde yapılan yargılamanın sağladığı güvencelerin daralması yönünden mesleki çevrelerde tartışılmaya devam edecektir. Bilirkişiye başvurunun hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda disiplin yaptırımına bağlanması ise hakim ve savcıları doğrudan hüküm kurmaya yönlendiren, hukuken yerinde görünen bir tercih.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası yeniden düzenlenen kanuni faiz sistemi de teknik ama pratikte son derece önemli bir konu. TCMB reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden hesaplanacak yıllık faiz, sözleşmede oran belirlenmemiş alacaklarda uygulama birliği sağlayacak; ancak reeskont oranındaki dalgalanmaların alacaklı-borçlu dengesine etkisi zaman içinde görülecektir.
Ceza muhakemesi cephesinde, moleküler genetik inceleme verileri ile bilgisayarlarda arama-el koyma sonucu elde edilen verilerin saklama sürelerinin (sırasıyla 20 ve 15 yıl) kanunla netleştirilmesi, kişisel verilerin korunması ve masumiyet karinesi noktasında beklenen bir adımdı. HAGB'nin işkence, eziyet ve kamu görevlisinin kötü muamelesi suçlarında uygulanamayacak olması ise insan hakları standartlarıyla uyumlu, hak eksenli bir sınırlama.
Emekli Aylığı ve Torba Teklif
Plan ve Bütçe Komisyonu'nda salı günü görüşülecek torba teklif, en düşük emekli aylığını 20.000 TL'den 23.552 TL'ye yükseltiyor. Sosyal güvenlik hukuku açısından bu artışın enflasyon karşısındaki yeterliliği tartışılacak olsa da, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte bağlanmış aylıklarda re'sen artış beklenmeli.
Aynı teklifte öne çıkan bir diğer düzenleme, medya hizmet sağlayıcıları ve internet platformlarının yıllık net satışlarından yüzde 2 pay alınarak sinema sektörüne aktarılması. Bu, dijital platform gelirlerinin kültür politikalarına kanalize edilmesi konusunda yeni bir mali yükümlülük modeli olarak okunabilir ve ilgili sektör temsilcilerinin itirazlarına konu olması muhtemel.
Trafik hukuku cephesinde, Karayolları Trafik Kanunu Ek 17. madde Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden yazılıyor; drift ve makas atma gibi fiillerin aday sürücü belgesi iptali sebepleri arasına alınması, idari yaptırımın kanuni dayanağını netleştirmesi açısından yerinde.
Siber Güvenlik Başkanlığı'na tanınan alan adı düzenleme yetkisi ve yükümlülüğünü yerine getirmeyen sitelere 20.000-100.000 TL arası idari para cezası uygulama imkânı ise dijital alanda idarenin düzenleyici gücünü genişleten bir adım; bu yetkinin sınırlarının uygulamada nasıl çizileceği önümüzdeki dönemde takip edilmeli.
Yükseköğretimde Af ve Etik Düzenlemeler
Salı günü Milli Eğitim Kültür ve Gençlik Komisyonu'nda görüşülecek 28 maddelik teklif, üniversiteden ilişiği kesilen öğrencilere -daha önceki aflardan yararlanmamış olmaları koşuluyla- dört ay içinde başvuru yaparak eğitimlerine dönme hakkı tanıyor. İdare hukuku açısından bu tür afların istisnai ve sınırlı süreli olması, hukuki belirlilik ilkesiyle uyumludur.
Akademik etik ihlallerinde disiplin sorumluluğunun, sahte yayın ve tez üretimine aracılık eden veya bu işi ücret karşılığı yapan kişileri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, akademik intihal ve "tez ticareti" sorunuyla mücadelede önemli bir adım. Devlet üniversitelerine yurt dışında kampüs açma imkânı tanınması ise yükseköğretim mevzuatının uluslararasılaşma yönünde attığı yeni bir adım olarak değerlendirilebilir.
Bu hafta TBMM'den çıkacak düzenlemeler, ceza muhakemesinden idare hukukuna, sosyal güvenlikten yükseköğretime kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Özellikle lehe ceza hükümleri ile faiz rejimindeki değişiklikler, yalnızca yeni davaları değil, halen devam eden dosyaları da doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Bu nedenle yürürlüğe girecek hükümler ve geçiş uygulamaları, uygulamacılar açısından dikkatle izlenmeli.
Bu yazı, TBMM gündemindeki kanun tekliflerine ilişkin kamuya açık bilgiler üzerinden hukuki değerlendirme amacıyla hazırlanmıştır.
