İstanbul'da yaşayan 50 yaşındaki Suzan Malcı, herhangi bir şikayeti olmamasına rağmen rutin bir sağlık kontrolü sırasında yapılan tetkiklerde kolon kanseri tanısı aldı. Ailesinde bu hastalıktan dolayı kayıplar yaşayan Malcı, erken teşhis sayesinde kapalı ameliyatla sağlığına kavuştu.

Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi'nde tedavi gören Malcı'nın hastalığı, çekilen MR görüntülemesinde rektum bölgesinde şüpheli bir kalınlaşma fark edilmesiyle ortaya çıktı. Bunun üzerine yapılan kolonoskopide tümör belirlendi.

'Hiçbir belirti yoktu'

Operasyonun ardından normal yaşamına dönen Suzan Malcı, hastalığının fark edilmesinde düzenli kontrollerin belirleyici olduğunu vurguladı. Malcı, "Ameliyat oldum ve şu an sağlık durumum çok iyi. Normal hayatıma devam ediyorum. 'Erken tanı hayat kurtarır' sözü gerçekten çok doğru. Herkes düzenli kontrollerini yaptırmalı, en ufak bir şüphede bile vakit kaybetmeden doktora başvurmalı. Ben bugün sağlığıma erken tanı sayesinde kavuştum" dedi.

Ailedeki geçmiş dikkatli davranmalarını sağladı

Suzan Malcı'nın annesi Nadia Malcı, ailelerinde yaşanan kolon kanseri kayıplarının kendilerini daha temkinli olmaya ittiğini söyledi. Kızının MR sonucundaki şüpheli bulgunun ardından hemen ileri incelemelere yöneldiklerini belirten Nadia Malcı, "Ailemizde kolon kanseri öyküsü olduğu için süreci geciktirmedik. Yapılan incelemeler sonucunda hastalık erken evrede tespit edildi. Bu sayede kemoterapi ya da radyoterapiye ihtiyaç duyulmadı. Şimdi düzenli kontrolleri devam ediyor. Erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu bizzat yaşadık" ifadelerini kullandı.

'İleri evrede belirti veriyor'

Ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Gök, kolorektal kanserlerin dünya genelinde en yaygın kanser türleri arasında bulunduğunu ve genellikle geç evrede belirti verdiğini aktardı. Gök, "Kolon kanseri hastaları çoğu zaman bağırsak tıkanıklığı ya da makattan kanama gibi şikâyetlerle bize başvuruyor. Ancak bu belirtiler ortaya çıktığında hastalık ileri evreye ulaşmış olabiliyor. Bizim hedefimiz, tarama programları sayesinde kanseri henüz belirti vermeden yakalayarak tedavi başarısını artırmak" diye konuştu.

Suzan Malcı'nın herhangi bir klinik belirti olmadan tarama sürecinde tanı aldığını anlatan Doç. Dr. Gök, "50 yaşındaki hastamız, rutin kontroller sırasında saptanan şüpheli bulgular üzerine bize yönlendirildi. Aile öyküsü de bulunduğu için vakit kaybetmeden kolonoskopi planladık. Yapılan incelemede kalın bağırsakta tümör tespit ettik ve patolojik değerlendirme sonucunda adenokarsinom tanısını koyduk" dedi.

Laparoskopik yöntemle tedavi

Tedavide kapalı cerrahi tekniğini tercih ettiklerini belirten Doç. Dr. Gök, "Hastamızı kapalı yöntemle ameliyat ettik. Bu yöntem hem iyileşme sürecini hızlandırıyor hem de hastaların günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönmesini sağlıyor. Ameliyat sonrası takiplerinde herhangi bir sorun saptanmadı ve hastamızı beşinci günde taburcu ettik" açıklamasını yaptı.

Aile öyküsünün önemli bir risk unsuru olduğunun altını çizen Gök, kalıtsal risk taşıyanlara yılda bir kolonoskopi önerdiklerini belirterek şunları söyledi: "Ailesinde kolon kanseri bulunan bireylerin düzenli takip edilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle kalıtsal risk taşıyan hastalarda yılda bir kolonoskopi öneriyoruz. Dünya Sağlık Örgütü de 40 yaşından sonra herkesin en az bir kez kolonoskopi yaptırmasını tavsiye ediyor. Erken tanı sayesinde hem tedavi başarısı artıyor hem de yaşam kalitesi korunuyor."