2 bin 700 yıllık antik kentte 16 yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde görev yapan 49 yaşındaki Yaşar Tuncer'in hayatı, yaklaşık iki yıl önce internette rastladığı ahşap tasarımlarla değişti. Yuntdağı Köseler Mahallesi'nde yaşayan evli ve bir çocuk babası Tuncer, herhangi bir eğitim almadan kendi imkanlarıyla ahşap oymacılığına yöneldi.

Kuru Dallar Sanat Eserine Dönüşüyor

Sınırlı ekipmanla çalışan Tuncer, doğada atıl durumda bulunan ağaç köklerini ve dallarını hayal gücüyle işleyerek özgün parçalar ortaya çıkarıyor. Merakının nasıl başladığını anlatan Tuncer, "İnternette gezerken, ahşaptan yapılan eserler gördüm. 'Biz neden daha iyisini yapmayalım?' diye düşündüm. Bir gün elime aldığım bir ağaç parçasını günlerce inceledim. Bir süre sonra gözümde şekillenmeye başladı. İşleyince de bir sanat eserine dönüştüğünü gördüm. O günden bu yana büyük bir keyifle bu işi yapıyorum. Çok güzel işler çıkardığıma inanıyorum" dedi.

Artık her ağaca farklı bir gözle baktığını söyleyen Tuncer, şöyle devam etti: "Nereye gidersem gideyim çevredeki ağaçlara bakıyorum. 'Bu bana ne verebilir' diye düşünüyorum. Atıl durumdaki dalları topluyorum. Eve getirip birkaç gün gözümün önünde bekletiyorum. Her gün bakıyorum. Bir süre sonra kafamda şekilleniyor ve ona hayat vermeye başlıyorum. Ortaya da bu eserler çıkıyor." Mesai sonrasında ahşapla uğraşmanın kendisi için bir tür dinlenme olduğunu belirten Tuncer, "Bu işi hobi olarak yapıyorum. Eve geldiğimde bütün yorgunluğumu bununla atıyorum. Zahmetli ve sabır isteyen bir iş ama insanı gerçekten dinlendiriyor. Bana büyük bir huzur veriyor. Daha önce böyle bir yeteneğim olduğunu bilmiyordum. Keşke daha erken başlasaydım. Şimdiye kadar çok daha güzel eserler ortaya çıkarabilirdim. Ama yine de önümde uzun yıllar var. Kendimi geliştirmeye devam ediyorum" ifadelerini kullandı.

Hedef Köyde Atölye Kurmak

Emekliliğinin ardından köyünde bir atölye açmayı planladığını aktaran Tuncer, bu hedefini şöyle özetledi: "Köyümüz Aigai Antik Kenti sayesinde turizm açısından önemli bir potansiyele sahip. Emekli olduktan sonra bir atölye açıp bu işi öğrenmek isteyen gençlere öğretmek istiyorum. Bu hem insanlara yeni bir meslek olabilir hem de köyümüz için farklı bir gelir kapısı oluşturabilir. Ahşap doğal ve sağlıklı bir malzeme. Evlerde de ahşap ürünlerin daha fazla kullanılmasını istiyorum."

Ailesinin bu uğraşa başlarda mesafeli yaklaştığını ancak sonradan tam destek verdiğini belirten Tuncer, "Ahşap işi biraz tozlu olduğu için başlangıçta tepki gösterdiler. Ama ortaya çıkan eserleri görünce onlar da bana destek vermeye başladı. Şimdi en büyük destekçilerim onlar" sözleriyle noktaladı.