Şırnak'ta yaşayan ve beş yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele eden Down sendromlu Yakup Davut Yetik (9), İstanbul'da beyin ölümü gerçekleşen 17 yaşındaki bir gencin bağışlanan böbreğiyle yeniden sağlığına kavuştu. Küçük Yakup, periton diyalize bağlı geçirdiği yılların ardından Malatya'daki Turgut Özal Tıp Merkezi'nde yapılan nakil operasyonuyla hayata tutundu.

Böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süredir tedavi gören Yakup ve ailesi, çözüm arayışıyla Malatya'daki hastaneye başvurdu. Yapılan incelemelerin ardından çocuğa böbrek nakli yapılmasına karar verildi. İhtiyaç duyulan organ, İstanbul'da ailesi tarafından bağışlanan 17 yaşındaki bir gençten geldi.

Dört il arasında kurulan umut köprüsü

İstanbul, Şırnak, Diyarbakır ve Malatya arasında büyük bir organizasyonla kurulan koordinasyon sayesinde organ, Malatya'ya ulaştırıldı. 25 Haziran'da Turgut Özal Tıp Merkezi Böbrek Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Turgut Pişkin ve ekibi, merkezde Down sendromlu bir çocuğa ilk kez nakil operasyonu gerçekleştirdi. Ameliyat başarıyla tamamlandı.

Prof. Dr. Pişkin, Yakup'un yaklaşık beş yıl önce böbrek yetmezliği tanısıyla tedavi görmeye başladığını anlattı. Çocuğun Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği kadavra kayıt listesinde birinci sırada olduğunu belirten Pişkin, "Yaklaşık bir ay önce kadavradan organ çıkınca, ameliyat öncesi gerekli testleri, muayenesi ve incelemeleri yapıldıktan sonra kadavra böbreğin Yakup'a uygun olduğunu tespit ettik. Naklimizi gerçekleştirdik. Bu süreç ve ameliyat çok güzel geçti" dedi.

Özel gereksinimli hastada başarılı süreç

Pişkin, Yakup'un ameliyat sonrasında beklentilerin ötesinde uyumlu davrandığını vurguladı. Daha önce benzer bir deneyim yaşamadıkları için bazı endişeler taşıdıklarını dile getiren doktor, şunları söyledi: "Yakup özel gereksinimleri olan bir birey. Daha önce böyle bir deneyimimiz yoktu ve bazı tereddütlerimiz de vardı. 'Acaba ilaç kullanır mı?' 'Söylediklerimize uyumlu davranır mı?' 'Suyunu yeterli içer mi?' 'Kontrole geldiğinde kan verir mi?' gibi kaygılarımız vardı. Ama Yakup bunların hepsini gerçekten çok çok iyi bir şekilde yaptı. Anne-baba da bu konuda bizi hep motive etti."

Dünyada Yakup'un yaş grubundaki ve Down sendromlu hastalara çok az sayıda kadavradan böbrek nakli yapıldığını belirten Pişkin, sürecin en kritik noktasının organın bir kadavra donörden gelmesi olduğunu söyledi. "Bu işin asıl öznesi, bu organın kadavra donörden gelmesiydi. Buradan organları bağışlayan aileye tebriklerimi ve teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Hayatını kaybeden gencimize de Allah'tan rahmet diliyorum" ifadelerini kullanan doktor, kaybedilen bir hasta karşısında hayata dönen bir hastanın verdiği mutluluğu da anlattı.

Organ bağışına çağrı

Pişkin, herkesi organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet etti. Nakil sürecinin zamanla yarışan, titizlik ve koordinasyon gerektiren bir mücadele olduğunu belirten doktor, "Bugün ihtiyacımız yok gibi görülebilir. Ama yarın Yakup'un çektiği sıkıntıları biz veya ailemizden birileri de çekebilir. Başımıza gelmeden duyarlı olmalıyız ki zor günde birileri elimizden tutsun" dedi. Sürecin büyük bir orkestrayı yönetmeye benzediğini söyleyen Pişkin, bu ekibin parçası olmaktan mutluluk duyduğunu ekledi.

Ailenin sevinci

Baba Mehmet Yetik, böbreği bağışlayan aileye teşekkür ederek, "Allah o aileden razı olsun. Benim çocuğum onların sayesinde mutlu bir şekilde yürüyecek, oturup kalkacak, oynayacak. Ben memleketime gittiğimde her bulunduğum ortamda nakil ve bağışı teşvik edeceğim" diye konuştu.

Anne Kezban Yetik ise organ bağışının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Organı bağışlayan aile çocuklarını kaybettiler ama bizim için çok büyük bir umut oldular. Doktorlarımız, hemşirelerimiz, koordinatörler ellerinden geleni yaptılar bize. Bavulum hep hazırdı. Çok bekledik ve uyumlu nakil olduğunu duyduğumda şaşırdım. Oğlum artık inşallah yürüyüp koşabilecek, kendi yaşamını daha rahat yürütebilecek."