Hasan Şaş’tan Galatasaray’a Bodo/Glimt uyarısı: Acele etmeyin

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi‘nin üçüncü haftasında yarın Norveç’in Bodo/Glimt ekibini ağırlamaya hazırlanırken, kulübün eski futbolcusu ve antrenörü Hasan Şaş temkinli bir plan çağrısı yaptı. Tribünlerde beklenti yüksek. Ancak Şaş, coşkunun oyuna baskı olarak dönmemesi gerektiğini hatırlattı.
sporON’a konuşan Şaş, Bodo/Glimt’in kamuoyunda az tanınsa da sahada kolay lokma olmadığını belirtti. “Çok iyi kapanacak Bodo/Glimt. İleriye doğru hızlı hücumları olacak. Defans güvenliğini bırakırsak, topu çabuk kaybedersek, acele hareket edersek, ikili mücadeleleri kazanamadan başlangıç yaparsak o maç bizim için facia olur. Yavaş, sakin gidilmeli,” dedi. Kısa ve net.
Liverpool benzetmesi ve rehavet tehlikesi
Şaş, son dönemdeki büyük galibiyetlerin yaratabileceği rehavete de set çekti. “Eğer ‘Liverpool’u yendik, bunları da yeneriz’ dersek facia olur! Dakika 1 gol, gol 1,” sözleriyle zihinsel hazırlığın önemini vurguladı. Bu çıkış, tribünlerin duygu dalgasına da bir uyarı niteliğinde. Taraftarın sabrı ve desteği, bu kez oyunun ritmini belirleyebilir.
Onun bakışına göre oyun resmi farklılaşacak: Liverpool maçında top daha çok rakipteyken ileri presle fırsat kovalayan Galatasaray, Bodo/Glimt karşısında favori kimliğiyle daha fazla topa sahip olabilir. Bu durumda Norveç temsilcisi kapalı bekleyip hızlı çıkışlar kovalayacak. Kısacası roller değişecek.
Plan: sabır, denge, orta saha mücadelesi
Şaş, erken gol yemenin zincirleme etki yaratabileceğini anlattı. Öne geçmek için iki kat efor, savunmayı öne kurarken oluşacak boşluklar, tribün baskısıyla karar kalitesinin düşmesi… Hepsi rakibin ekmeğine yağ sürebilir. Bu yüzden “Bırakın maç 0-0 gitsin” yaklaşımıyla kontrollü bir başlangıç öneriyor. Kısa vadede sabır, uzun vadede kalite.
Maç bir süre orta sahada kilitlenirse paniğe gerek olmadığını da ekledi: Rakibe “pozisyon vermiyoruz” mesajını iletmek, ikili mücadelede omuz omuza kalabilmek ve oyunu sindirmek kilit. “Maçın sırrı, sindirmek. Bodo/Glimt’e nerede olduğunu bildirmek!” diyen Şaş, bunu kanatlardan rastgele ortalarla değil, rakibin en güçlü silahı olan hızlı hücumlara izin vermeyerek yapmak gerektiğini savundu.
“Saha içinde sindireceksin. Acele etmeyeceksin,” sözleri, oyun temposunun ev sahibi tarafından belirlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu tavır, hem hücum geçişlerinde hem de top kaybı sonrası yerleşimde dengeyi korumak anlamına geliyor.
Bir başka kritik not: “Galatasaray bu iki şeye cevap verebilirse kalitesiyle maçı kazanır.” İki şey dediği, hem savunma güvenliğinden ödün vermemek hem de orta sahada fiziksel mücadeleye eksiksiz karşılık vermek. Basit ama zor.
Şaş, takvimi de hatırlattı: Şampiyonlar Ligi‘nde peş peşe 2 kritik karşılaşma var ve bu periyottan alınacak 4 puanın gruptaki tabloyu ileri taşıyabileceğini düşünüyor. Bu maçın, sarı-kırmızılıların organizasyondaki kaderini belirleme gücü taşıdığını dile getirdi.
Ve kapanış mesajını net verdi: “Yenemiyorsan, yenilme.” Şimdi gözler yarınki 90 dakikada; sabrın, soğukkanlılığın ve aklın galip gelip gelmeyeceğini herkes merak ediyor.





