Minibüslerde Hijyen Krizi

Kentin onlarca ilçesinde hizmet veren minibüslerde yolcuların en çok yakındığı sorun koltuk hijyeni. Uzun süredir temizlenmeyen döşemelerde kir ve yağ tabakası oluşmuş durumda. Sabah işe giderken temiz kıyafetiyle binen yolcular, akşam eve dönerken kıyafetlerinde iz bulduklarını aktarıyor.
Araçların Fiziksel Durumu Da Tehlike Yaratıyor
Sorun yalnızca görsel kirlilikle sınırlı değil. Bazı minibüslerde yerinden oynamış koltuklar, gevşek bağlantılar ve hareket halinde çıkan gıcırtılar yolculuğu konforsuz hale getiriyor. Yağışlı havalarda camların dışarısını neredeyse tamamen kapatan kir tabakası ise hem sürücünün hem de yolcunun görüş alanını daralttığı için ayrı bir güvenlik sorunu oluşturuyor.
Halk sağlığı uzmanları, gün içinde yüzlerce kişinin kullandığı toplu taşıma araçlarında hijyen standartlarının korunmamasının bulaşıcı hastalık riskini doğrudan artırdığını vurguluyor. Düzenli temizlik ve periyodik denetim yapılmayan araçların kapalı ve kalabalık ortam özelliği nedeniyle solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere çeşitli enfeksiyonların yayılmasına zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.
Denetim Nerede Başlıyor, Nerede Bitiyor?
Vatandaşların en büyük soru işareti denetim mekanizmasında düğümleniyor. Hangi kurumun hangi sıklıkla minibüsleri denetlediği, temizlik ve bakım standartlarının neye göre belirlendiği ve bu standartlara uyulmaması halinde ne tür yaptırım uygulandığı konusunda kamuoyuna açık net bir bilgi bulunmuyor.
“Denetim sıklığı ve uygulanan yaptırımlara ilişkin bilgiler kamuoyuyla paylaşılmıyor.”
Yolcular ise beklentilerini açıkça dile getiriyor: Düzenli yıkama, periyodik iç temizlik ve koltuk döşemelerinin belirli aralıklarla yenilenmesi. İstanbul gibi 15 milyonu aşkın nüfuslu bir kentte toplu taşımanın bu en yaygın halkasının asgari hijyen koşullarını karşılaması, yolcu memnuniyetinin ötesinde bir halk sağlığı zorunluluğu olarak öne çıkıyor.




