TBMM bu hafta, sürüşte kural bozumu yapanlara kademeli yaptırım öngören kapsamlı bir değişiklik paketini masaya yatırmaya hazırlanıyor. Amaç net: tekrar eden hatalarda bedeli yükseltmek ve direksiyon başında güvenliği güçlendirmek. Teklif kabul edilirse, aynı ihlali yineleyenler için idari işlemler basamak basamak artacak. Gürültü kirliliği yaratanlar için 16000 liralık para yaptırımı kapıda. Trafikte saldırı amacıyla araçtan inenler ise 180000 lira ödeyecek; bu kişiler için sürücü belgesi 60 gün süreyle geri alınacak, araçlar ise 30 gün trafikten men edilecek. Kısacası, öfke anlarının direksiyon başında karşılığı ağırlaşacak. Kademeli sistem ve öne çıkan kalemler Yeni düzenlemede bazı başlıklarda ilk adımda belirlenecek rakamlar da netleşiyor. Emniyet kemeri takmamanın bugünkü 993 liralık bedelinin 2500 liraya çıkarılması planlanıyor. Kırmızı ışıkta geçmenin mevcut 2168 liralık yaptırımı ilk ihlalde 5000 liraya yükselecek. Seyir halinde telefonla konuşmaya 5000 lira, alkollü araç kullanmaya 25000 lira uygulanacak. Ambulansa yol vermeyenlere yönelik rakam 46000 lira olarak öngörülüyor. Aynı kusurun ikinci ve üçüncü kez tekrarlanması halinde bu tutarlar katlanacak. Bu yaklaşım, yol güvenliğini sistematik biçimde korumayı hedefliyor. Trafikte Haklarım Derneği Başkanı Yasemin Usta , hız limitinin aşılma oranına göre artan yaptırımların geleceğini anlattı. Ona göre, “Yurtdışındaki gibi tekrar eden ihlallerde çok daha ciddi yaptırımlar” devreye girecek. Kemer takmamakta caydırıcılığın düşük olduğunu, kırmızı ışık ihlallerinde bedellerin ilk adımda artacağını, daha sonra kademeli olarak yükseleceğini aktardı. Bu tablo, bir yandan sert; öte yandan yollarda hayatı korumaya dönük. Trafikte yaşanan gerginlik anları herkesin içini burkuyor. Usta, ülkenin son 10 yılda 62000 ’den fazla can kaybı verdiğini, 3 milyon dan fazla kişinin yaralandığını, kazaların %90’ının önlenebilir sürücü kusurlarından kaynaklandığını söyledi. Kural tanımazlığın kişisel bedelini de anlattı; bir kazada kuzenini yitirdiğini, başka bir olayda kız kardeşi ve yeğeninin ölümden döndüğünü hatırlattı. 2015 ’te kurulan dernek, daha caydırıcı yaptırımlar için çalışıyor. Usta, önerilerinin 2024-2027 Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı ’na Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile girdiğini, bu kapsamda İçişleri Bakanlığı ’nın kapsamlı bir araştırma yaptığını vurguladı. Yasa tasarısı hazırlanmadan önce bakanlık müşavirlerinin 33 ülke de idari yaptırımların etkisini incelediğini, kazaların düşük olduğu ülkelerde gelire göre ceza gibi modellemelerin öne çıktığını belirtti. Örneğin Finlandiya ’da bir iş insanına, 2023’te 50 km/s olması gereken yerde 82 km/s ile gittiği için 121000 Euro tutarında işlem uygulanması buna örnek gösterildi. Almanya ’da 0.5–1.0 promil aralığında alkollü araç kullanımında 500–1500 Euro arası yaptırım, ceza puanı ve 1–2 ay arası araç kullanma yasağı bulunduğunu hatırlattı. Usta, “Bu ülkelerde uygulamalar sertleştiğinde yol güvenliğine katkı sağlandığını görüyoruz; bizde de yasa çıktığında ölümlerde ve kazalarda düşüş bekliyoruz” dedi. Toplumsal algı, tartışma ve direksiyon başındaki gerçek Usta, kamuoyunun kural bozmayı bir suç gibi görmediğine dair araştırmalara dikkat çekti. Yüz yüze yapılan bir ankette katılanların büyük çoğunluğu kural ihlali sonucu bir kazaya sebep olsalar “ben vefat edeyim” demiş; anonim uygulandığında ise hatırı sayılır bir kesim “karşı taraf hayatını kaybetsin” yanıtını vermiş. Bu çarpıcı çelişki, cezasızlık algısının ne kadar derine işlediğini gösteriyor. Usta, “Birinin malını çalmadığınız sürece hırsızlıktan ceza almıyorsanız, kurallara uyduğunuzda da yaptırımla karşılaşmayacaksınız” diyerek tartışmalara yanıt verdi. Yollarda her gün tanık olunan acele ve dikkatsizlik, bu rakamların ardındaki hayatları unutturuyor. Teklifin Meclis’te bu hafta görüşülmesi bekleniyor. Yaptırım skalasının belirgin biçimde yükselecek olması toplumda farklı tepkiler uyandırdı; kimi umutlu, kimi temkinli. Sürücü Mertcan Yüce , özellikle İstanbul trafiğinde şerit ihlalleri ve makas atma gibi riskli manevraların arttığını, kural tanımazlığın yoğunlaştığını anlattı. Önder Demirci ise bedeller artmadıkça caydırıcılığın oluşmadığını, ödeme yapmayanların dahi bulunduğunu, direksiyon başında telefonun akışı yavaşlattığını söyledi. Bir başka kullanıcı, “Gerekli, caydırıcı olacağını düşünüyorum; ‘nasıl olsa öderim’ diyen anlayış bitmeli” diyerek yüksek yaptırımları savundu. İlhan Bitkan , bazı başlıklardaki artışları yetersiz bulup rakamların daha da yükselmesi gerektiğini belirtti. Mürsel Kılıç , sabah işe giderken telefonla konuşan birinin arkadan çarptığını anlattı. Yaptırımların artışını desteklese de telefon kullanımında ehliyete el koymanın üçüncü tekrar için ağır olabileceğini, burada kısıtlama yapılabileceğini dile getirdi. Usta, yeniden hız ve alkole ilişkin örneklerle çerçeveyi çizdi: hızda oran bazlı kademelendirme, alkollü kullanımda ilk ihlalde 25000 lira, seyir halinde telefonda 5000 lira, kırmızı ışıkta ilk adımda 5000 lira. Gür
Trafikte kademeli yaptırım dönemi: kırmızı ışık 5000, saldırı 180000
TBMM’de bu hafta görüşülmesi beklenen teklif, sürüşte tekrar eden ihlallerde kademeli yaptırımları artırıyor. Gürültüye 16000, kırmızı ışığa ilk ihlalde 5000, saldırı amaçlı araçtan inenlere 180000 lira ile 60 gün ehliyete el koyma ve 30 gün araç bağlama öngörülüyor; Trafikte Haklarım Derneği Başkanı Yasemin Usta, uluslararası örnekleri ve toplumsal algıyı hatırlatarak düzenlemenin can kayıplarını
