İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kenti kuşatan rant odaklı projelerin İstanbul’un tarihi ve doğal dokusunu geri dönülmez biçimde tahrip ettiğini belirterek, güncel uygulamaları “ asrın yetersizliği ” olarak nitelendirdi. Kısa vadeli çıkarlar uğruna şehrin geleceğinin ipotek altına alındığını söyleyen İmamoğlu, kent politikalarında köklü bir dönüşüm çağrısı yaptı. Vizyon ve Gerçek İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında benimsenen vizyoner şehircilik yaklaşımına atıfla, Ankara’nın başkent seçiminin yalnızca coğrafi değil; stratejik, toplumsal ve planlama disiplini açısından da bilinçli bir tercih olduğunu hatırlattı. Erken Cumhuriyet dönemiyle özdeşleşen planlı kentleşme anlayışının, doğal varlıkları, su havzalarını ve kültürel mirası gözeten bir çerçeve sunduğunu vurguladı. Bugünün İstanbul’unda ise bu çizgiden uzaklaşıldığını belirten İmamoğlu, kamu yararı yerine kısa vadeli inşaat baskısının öne çıkmasının, kentin taşıma kapasitesini zorladığını, yaşam kalitesini ve güvenliğini gerilettiğini ifade etti. Rant ve Kanal İstanbul Gölgesinde Büyüyen Tehdit İmamoğlu’na göre özellikle Küçükçekmece Gölü çevresi, Sazlıdere Barajı ve Terkos Gölü havzaları, Kanal İstanbul ve çevresindeki projelerle birlikte yoğun bir inşaat baskısı altında. Askeri araziler de dahil olmak üzere geniş alanların lüks konut ve yeni yapılaşmalara açılmasının, milyonlarca metrekarelik doğa ve kültürel mirası yok olma riskiyle karşı karşıya bıraktığını belirtti. Bu yaklaşımın kente 2 milyonun üzerinde ilave nüfus yükü getirebileceğini hatırlatan İmamoğlu, su havzalarının ve ekolojik koridorların parçalanmasının su güvenliği açısından kritik sonuçlar doğuracağını, kıyı ve göl ekosistemlerinde geri dönüşü zor tahribatlar yaratacağını söyledi. Ulaşım, altyapı ve afet lojistiği üzerindeki baskının artacağına dikkat çekerek, bu tabloyu “ kent suçu ” olarak niteledi. Deprem, Su Güvenliği ve Tarihi Sorumluluk İstanbul’un deprem açısından en hassas bölgelerinde denetimsiz ve bilimsel ilkelere aykırı yapılaşmanın yalnızca doğayı değil, milyonlarca insanın can güvenliğini de tehlikeye attığını vurgulayan İmamoğlu, karar vericileri ve kamuoyunu ortak akla davet etti. Şeffaf, katılımcı ve bilim temelli planlama süreçlerinin işletilmesi; su havzaları ile doğal mirasın kesin koruma altına alınması ve afet odaklı, kamu yararını önceleyen kentsel dönüşüm politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. “ Yaşanabilir ve refah içinde bir vatan bırakmak ” sorumluluğunun herkesin omuzlarında olduğunu hatırlatan İmamoğlu, vizyonsuz kentleşmeye karşı durmanın hem bugünün hem de gelecek kuşakların hakkını savunmak anlamına geldiğini belirterek, İstanbul’un geleceğini koruyacak adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi.
Ekrem İmamoğlu’ndan İstanbul’un Rant Projelerine Sert Tepki
Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da devam eden rant projelerini sert bir şekilde eleştirdi. Ankara’nın kuruluşundaki vizyonla bugünkü İstanbul kentleşmesi arasındaki farklara vurgu yapan İmamoğlu, askeri alanların ve yeşil bölgelerin betonlaşmasına karşı tarihi sorumluluk mesajı verdi.
