Bahçeli’den Çok Yönlü Dış Politika Vurgusu Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli, TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu ’ya verdiği röportajda Türkiye’nin dış politikadaki yönelimlerine dair dikkat çekici açıklamalar yaptı. Bahçeli, “Türkiye başkalarının projelerini uygulayan ülke değil, kendi senaryosunun başrol oyuncusu olmalı” diyerek, ülkenin bölgesel ve küresel dengelerde bağımsız aktör olarak konumlanması gerektiğini söyledi. TRÇ İttifakı: Yeni Bir Merkez Arayışı Bahçeli, Türkiye’nin Rusya ve Çin ile ekonomik ve stratejik iş birliğini derinleştirmesi gerektiğini belirtti. Önerdiği “TRÇ ittifakı”nın Batı’dan kopmak anlamına gelmediğini özellikle vurgulayan MHP lideri, “Ne eksen değişikliği, ne ideolojik sapma… Aslolan Türkiye’nin milli hak ve menfaatleridir” sözleriyle yaklaşımını özetledi. BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü ile İlişkiler Bahçeli, Türkiye’nin NATO ve AB ile bağlarını koruması gerektiğini kabul ederken, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi yapılarla ilişkilerin de artırılması gerektiğini savundu. “BRICS Batı’nın alternatifi değildir” diyen Bahçeli, dünya ekonomisinin yüzde 30’unu oluşturan bu oluşumlarla diyalogun Türkiye’nin menfaatine olduğunu dile getirdi. “Türk Kuşağı” ve Türk Devletleri Teşkilatı Bahçeli’nin vizyonunda Türk Devletleri Teşkilatı ve “Türk Kuşağı” stratejisi de önemli bir yer tutuyor. MHP lideri, Türkiye’nin tarihsel bağlarını ve kültürel zenginliğini bölgesel iş birliği için kullanması gerektiğini ifade etti. Erdoğan ile Uyumlu Dış Politika Çizgisi Bahçeli’nin bu çıkışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın son yıllarda izlediği denge politikasına da paralel görünüyor. Erdoğan’ın hem NATO-AB hattını canlı tutarken hem de Asya merkezli girişimlere yönelmesi, Bahçeli’nin önerisinin hükümet politikasıyla çatışmayacağını işaret ediyor. Ankara kulislerinde, Erdoğan’ın bu yaklaşımı “diplomasi diliyle destekleyeceği” görüşü hakim. Türkiye’nin Geleceği İçin Yeni Yol Haritası Bahçeli, çok kutuplu dünya düzeninde Türkiye’nin yalnızca Batı’ya yaslanarak hareket etmesinin doğru olmadığını belirterek, “Türkiye’nin hem Batı hem de Asya ile güçlü ilişkiler geliştirmesi, güvenliği ve refahı için anahtardır” dedi. Açıklamaları, Türkiye’nin gelecekte bağımsız, çok eksenli bir dış politika izleyeceğinin işareti olarak yorumlandı.