Çarpıcı bir metaforla söze giren Devlet Bahçeli , OdaTv’den Can Özçelik’e konuşurken teröristbaşı Abdullah Öcalan için kullandığı “kurucu önder” nitelemesini neden tercih ettiğini, “iki nokta arasında düz bir çizgi” benzetmesiyle anlattı. Konuşması, tansiyonu değil netliği önceleyen bir ton taşıdı. Bahçeli, süreci “iki nokta arasında düz bir çizgi” olarak tarif etti ve dili sertleştirmek yerine hedefe odaklanan bir tutumun önemini vurguladı. “Bu iki nokta arasındaki çizgi düz olursa her şey daha net anlaşılır” dedi; dili sertleştirmenin çizgiyi eğip hedefi zorlaştıracağını ekledi. Ardından, “Kurucu önder ifadesini o yüzden kullandım… Süreç güzel ilerliyor, kazanan Türkiye Cumhuriyeti olacak” sözleriyle yaklaşımını somutlaştırdı. Bu çerçevede, kazanma-kaybetme ikiliğine sıkışmayan bir siyasi dil kurmaya çalıştığını belirten Bahçeli, mesajını temkinli ama kararlı bir üslupla verdi. Sözleri, siyasette belirsizlikten ziyade açıklığa duyulan ihtiyacı hatırlattı. Kuzey Kıbrıs değerlendirmesi Kuzey Kıbrıs’taki cumhurbaşkanlığı seçimine de değinen MHP lideri, sandığa giden 218 bin seçmenin tercihinin konuşulduğu günlerde, oy pusulasındaki sunum farkının etkisine işaret etti. Yeni seçilen adayın hem adı hem de partisi pusulada yer alırken, Ersin Tatar için yalnızca isminin yazılı olduğunu hatırlattı ve bunun seçmen üzerindeki etkisini “gördük” ifadesiyle not etti. Sandık başındaki küçük ayrıntıların ne kadar tartışıldığını herkes hatırlıyor. Seçim öncesi televizyon programlarında “federasyon mu, iki devletli çözüm mü” ekseninde süren tartışmaları anımsatan Bahçeli, federasyon düşüncesini savunan bir adayın kazanmasıyla bu “küçük kıvılcımın” büyümemesi için seçimden hemen sonra açıklama yaptığını söyledi. KKTC’de federasyon beklentisinin, Suriye’de federatif yapı arayan güçleri de cesaretlendirebileceğini belirterek bunun Türkiye açısından kabul edilemez olduğunun altını çizdi. “Bu kapsamda baktığımızda en doğru kararın KKTC ’nin Türkiye’ye katılması olacaktır” cümlesiyle pozisyonunu netleştirdi. Kıbrıs vurgusu, ekranlardaki tartışmaların gerilimini akıllara getirdi. Alevi ve Kürt Cumhurbaşkanı Yardımcısı önerisi Bahçeli, Alevi ve Kürt Cumhurbaşkanı Yardımcısı fikrinin hikâyesini ise parti genel merkezinde gördüğü üçgen şeklindeki alana bağladı. 1 Ekim 2024 ’ün hemen ardından, o noktaya “ Göknar , Ladin ve Sedir ” dikilmesini istediğini anlattı; ağaçların yasama, yürütme ve yargıyı temsil ettiğini, bu sembol üzerinden “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ni işaret ettiğini söyledi. Üç ağaç detayı, anlatıya insani bir sıcaklık kattı. Ertesi gün bir Alevi kanaat önderiyle buluştuğunu belirten MHP lideri, aynı sembolik çerçeveyi orada da paylaştığını aktardı. Ardından, temsil ve meşruiyetin ölçüsünü oylara bağlayan şu değerlendirmeyi dile getirdi: “ %51 ’i bul Alevi Cumhurbaşkanı olsun, %51 ’i bul Kürt Cumhurbaşkanı olsun; kim aday olabiliyorsa %51 ’i bulsun ve Cumhurbaşkanı olsun.” Bahçeli, “Aday olup %51 ’i alan herkes cumhurbaşkanı olabilir” diyerek sandığın belirleyiciliğini öne çıkardı. Son sözlerinde, gerilim üretmeyen ama ilkesinden taviz vermeyen bir çizgiye işaret eden Bahçeli, dümenin netlikte tutulduğu bir süreçte kazananın yalnızca devlet olacağı kanaatini yineledi.