19 Mart 2025 ’te başlayan süreç, CHP ’nin siyaset sahnesindeki yerini ve yöntemlerini baştan aşağı değiştirdi. Parti yönetimi, söylem ve örgütlenme biçimini sertleştirirken sahaya daha çok çıktı. Taban bu dönüşümü yakından izliyor. 19 Mart kırılmasının ardından yeni hat CHP Genel Başkanı Özgür Özel , o günlerden sonra çizgiyi net koydu: “Normalleşme bitti, savaş ilan ettiler.” Bu cümle, partinin uzlaşma arayışını bir kenara bırakıp daha çatışmalı bir hatta yöneldiğini gösterdi. Siyasetin tonu yükseldi. Kutuplaşma derinleşti. Ekrem İmamoğlu ’nun gözaltına alınıp 23 Mart ’ta Marmara Cezaevi’ne gönderilmesi, dengeleri sarstı. Yaklaşık 15.5 milyon oyun işaret ettiği cumhurbaşkanı adayının tutuklanması, liderlik mimarisini belirsizleştirirken acil kararları mecbur kıldı. Meclis açılışına katılmama kararı Parti, TBMM ’nin 1 Ekim ’deki yeni yasama yılı açılışına katılmayacağını duyurdu. CHP yönetimi, yaşananları “darbe girişimi” olarak gördüğünü vurgulayarak sembolik bir boykot tercih etti. Salonda boş kalan koltukların yarattığı görüntü, siyasete ayna tuttu. Belediyelere operasyonlar ve tutuklamalar 19 Mart sonrasında CHP’li belediyelere dönük soruşturmalar arttı. Yaklaşık 6.5 ay içinde 17 belediye başkanı tutuklandı. İstanbul’dan Ekrem İmamoğlu , Antalya’dan Muhittin Böcek ve Adana’dan Zeydan Karalar dosyaları öne çıktı. Bu tablo, yerel yönetimlere yönelik baskı tartışmasını büyüttü. Meydanlarda endişe kadar öfke de hissedildi. Sokak siyaseti geri döndü Sürecin ilk haftasında Saraçhane ve Bozdoğan Kemeri çevresindeki kitlesel buluşmalarda yüzlerce kişi gözaltına alındı, onlarcası tutuklandı. Ardından mitingler, İstanbul’un ilçelerine ve farklı şehirlere yayıldı. Kısa süre önce “ışık kapatma” ve “kırmızı kart” gibi sembolik eylemlerle sınanan muhalefet dili, yerini kalabalık meydanlara bıraktı. Alanlarda duygular dalgalıydı. Özel’in liderlik tarzında sertleşme Özgür Özel , bu dönemde meydan okuyan bir ton benimsedi. Gençlik ve kadın örgütlerini sahaya çekerek tabanı hareketlendirmeye odaklandı; partiyi yalnızca Ankara merkezli karar mekanizmalarından çıkarıp toplum temelli bir çizgiye taşımaya çalıştı. Hem iç hem dış politik kulvarda görünürlük arttı. Kurultay maratonu: İki yılda üç seçim Özel, 4-5 Kasım 2023 ’teki 38. Olağan Kurultay ’da, Ekrem İmamoğlu ’nun desteğiyle Kemal Kılıçdaroğlu ’nu geride bırakıp genel başkan oldu. Ardından 6 Nisan ’daki 21. Olağanüstü Kurultay ve 21 Eylül ’deki 22. Olağanüstü Kurultay ’da koltuğunu korudu. Böylece iki yıl dolmadan üç kez delegeden güven tazeledi. Tabanın “istikrar” beklentisi hissediliyordu. İktidar kanadından tepkiler 8 Eylül ’deki Kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunu söyledi: “Ana muhalefetin eski ve yeni kadroları arasında kızışan koltuk kavgasının ülkenin kazanımlarına zarar vermesine eyvallah demeyeceğiz.” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu vurguladı; hukukun üstünlüğüne bağlılığın altını sık sık çizdi. İktidar, CHP eleştirilerine yanıt verirken konuyu ana gündemin merkezine yerleştirmemeyi tercih ediyor görüntüsü verdi. Adaylık denklemi ve riskler Ekrem İmamoğlu , cezaevinden yaptığı açıklamalarda “Millet iradesine darbe vuruluyor” diyerek demokratik değerlere referans verdi. Ancak cumhurbaşkanlığı adaylığı, diploma tartışması ve siyasi yasak ihtimali nedeniyle belirsizliğini koruyor. Özgür Özel , kendi aday olmayacağını daha önce dile getirdi; “Ekrem Başkan’ın bir yedeği yok ama aday olamazsa Mansur Yavaş için de ön seçim yaparız” sözleriyle B planını işaret etti. Taban bu hesaplara dikkat kesildi. Partiden iktidara geçenler Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel ’in de aralarında bulunduğu bazı isimler, CHP’den AK Parti ’ye geçti. Bu transferler, örgütsel disiplin ve dayanışma açısından bir stres testine dönüştü. CHP kaynakları, söz konusu geçişleri 19 Mart sonrası baskı iklimi ve operasyonlar bağlamında değerlendiriyor. İstanbul İl’de hukuk trafiği ve sandığa dönüş İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi , 2023 ’te seçilen İl Başkanı Özgür Çelik ile il yönetimi ve disiplin kurulunu “tedbiren görevden uzaklaştırdı”; eski Genel Sekreter Gürsel Tekin başkanlığındaki beş kişilik heyet, kayyum sıfatıyla geçici yönetime atandı. CHP, bina çevresine büyük kalabalık yığmak yerine temkinli bir yol izledi. Bazı yorumcular, bunun tansiyonu düşürme ve hukuki süreci zedelemeden ilerleme hesabı olduğunu düşünüyor. 24 Eylül ’de yapılan CHP İstanbul Olağanüstü İl Kongresi ’nde Özgür Çelik , geçerli oyların tamamını alarak yeniden il başkanı seçildi; 29 Eylül ’de mazbatasını aldı. Koridorlarda rahatlama hissi vardı.