Zekasızlık çıtası hep yükseliyor diyen Farah Zeynep Abdullah’a tepki yağdı

Konser ve Sosyal Medya Tartışması
Dünyaca ünlü rapçi ve prodüktör Kanye West, İstanbul’daki konserinde sahne performansıyla yoğun ilgi topladı. Organizasyon, hem Türkiye’de hem de uluslararası basında geniş yer bulurken etkinliğe çok sayıda ünlü isim de katıldı. 01.06.2026 – 08:53 tarihinde güncellenen bilgilerde konserin 118 bin kişiye ulaştığı belirtildi.
Kanye West’in geçmişteki açıklamaları ve bazı ülkelerde konser yasaklarıyla sonuçlanan süreç, etkinlik öncesi ve sonrası tartışmaları beraberinde getirdi. İngiltere, İtalya, Fransa ve Polonya gibi ülkelerde konser engelleriyle karşılaşması, İstanbul organizasyonuna yönelik yorumları da artırdı.
Farah Zeynep Abdullah Açıklamaları ve Tepkiler
Konser alanında bulunan Farah Zeynep Abdullah, sosyal medyada yaptığı paylaşımların ardından kullanıcı yorumlarıyla karşılaştı. Bir takipçisinin “Bu yazılanları ciddiye almanı isterdim” ifadesine karşılık verdiği yanıt, tartışmayı büyüttü.
Ardından yaptığı paylaşımda “Ben şu an Berlin Mitte’de The Alley’den brown sugar deerioca creme brulee milk bubble tea içiyor olmak isterdim” sözlerini kullandı. Gelen eleştiriler üzerine yaptığı yorumlarda ise “Bu bir geri zekalılık artık ne dediğimi, ne demeye çalıştığımı bile bilmediklerine eminim. 1 röportajımı izleseler ‘Bu ne diyor?’ diye anlarlar diye düşünüyordum ama belki algıda da sıkıntıları olabilir. Bu zekasızlık çıtası hep yükseliyor hep şaşırtıyor bilemiyorum artık” ifadelerini paylaştı.
Eleştirilerin odağında, daha önce Yılmaz Güney hakkında yaptığı yorumlar da yer aldı. Murathan Mungan’ın “Sinemamızın en iyi yürüyen erkeği” paylaşımına verdiği “Sinemamızın en iyi kadın döven ve şiddet türleri açısından zengin ve etkili silah kullanan erkeği” yanıtı yeniden hatırlandı.

Abdullah, daha sonra X hesabından kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamasında Yılmaz Güney, Ozan Güven, Kanye West, İbrahim Tatlıses ve Kemal Kılıçdaroğlu hakkında değerlendirmeler yer aldı. Ozan Güven’in Kadıköy’de bir mekandan çıkarıldığı olaya da değindi.
Paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Bu konuda son kez yazıyorum ve şöyle özetliyorum beni daha önceden de aslında takip edenlerin bildiği, röportajlarımda vesaire de söylediğim şeyleri:
ne Yılmaz Güney’miş.
Kimsenin kutsanmasını doğru bulmuyorum.
Yılmaz G.’ye ‘adam mükemmel biri’ diyenlere, kanaat lideri gibi bakan zihniyete saygı duymuyorum.
Sinemasını sevip sevmemeniz beni hiç ilgilendirmiyor. Ben, kişisel olarak yüceltilmesine karşıyım. Kürt olması da zerre umrumda değil solculuğu da. Niyet okumalarınız ise kendi pis düşüncelerinizin yansımasıdır.
Yılmaz G. şu an yaşıyor olsaydı, sinema yapıyor olsaydı ‘Gitsin köşede çürüsün’ de demezdim. ‘Filmlerini izlemeyin’ de demezdim ama ‘Şahıs olarak yüceltmeyin’ derdim yine, yine aynı şeyleri söylerdim anlayacağınız. Tıpkı İbrahim Tatlıses’in insan olarak saygı duyulacak hiçbir yanı olduğunu düşünmeyip, çok iyi bir ses olarak kabul görmesine hiçbir şey diyemeyeceğim gibi.
Kanye W. bipolar, saçmalıklar yaptı, herkesten özürler de diledi. Ona giriş yasağı koyan ülkeler de çıldırmış geliyor bana, örnek gösterilmeleriniyse doğru bulmuyorum; Filistin konusundaki ikiyüzlülükleri ortadayken. Tamamen başka politikalar gözetiliyor gibi çünkü, o kadar büyük olayları kendim de dahil hiçbirimizin tam olarak bilip anlayabileceğini düşünmüyorum.
Kanye W.’i yüceltmiyorum, ‘On numara adam abi ölürüm’ falan demiyorum, anıtlaştırmıyorum, sevdiğim şarkıları var, sırf vokal değil prodüktör olarak, marka olarak, yaratıcılığıyla ve sanat vizyonuyla tarih yazmış – kanaat lideri falan değil ha, müziğe, modaya yön vermiş ciddi iz bırakmış biri.
ben Kanye W.’i kişisel olarak savunmam, istiyorsanız ana bacı sövebilirsiniz ama müzisyenin konserine gitti diye insan linçleme, liste yapalım gibi saçmalıkları işin b*kunun çıkması olarak görüyorum. Biri ifşa edelim demiş; gizli olmayan bir şey nasıl ifşa edilir? Birilerini etiketleyip kategorize etme isteği günden güne büyüyor, bunu tehlikeli de buluyorum.
Boykot biraz da büyümeye, çoğalmaya, kitleselleşmeye çağırmaz mı?
Konserden önce boykot çağrısı da yoktu ha. Onu da anlamadım, sanki herkes anlaşmış da gidenler boykotu bozmuş gibi davranıldı ya da gidemeyenler gönül mü koydu, gerçekten hiçbir fikrim yok.
Ozan G. olayı da çok konuşuldu. Ceza almış birinin dışarıda gezmesinin sebebini, cezayı verene sormak gerekmiyor mu? Dahası bunu bir talebe dönüştürmek, insanları anlama ve insanlara anlatma fırsatını es geçmemek? Kamusal bir alanda oturduğumuzda herkesin sicilini suratlarında görüyor muyuz? Hayır. Bir katille de karşılıklı masalarda bir kafede oturuyor olamaz mıyız? Evet. İsteyip istememekten bahsetmiyorum, olasılıklardan bahsediyorum. Sırf yapabiliyorsun diye birinin üstüne giderek mekandan çıkartmaya çalışmanın politik karşılığını göremiyorum. Çünkü devlet suçluya dışarrda gezme hakkını vermiş, senin problemin suçluyla olamaz, adalet sistemiyle olabilir, bu da anlaşılır ve desteklenmesi gereken de bir şey. Bunun çözümü o insanın sana hiçbir şey yapamayacağını bile bile üstüne gitmek, bir şey yaparsa da zaten suçlu, onun hayatının daha da bitecek olmasından güç alıp elindeki gücü hor kullanmak olmamalı. Bunun işe yaramadığını çok net bir şekilde gözlemliyorum.
Bazılarının feminizmi çekmeye çalıştığı yerde değilim, sürekli feministmetre açmayın, inanın hiçbirimize yardımcı olmuyor. Eşek gibi kendi ayakları üstünde duran tüm kadınlara default olarak feminizm yüklenmiş oluyor zaten, hele ki senelerce bu kadar görünür bir meslekte, bu kadar kadınların harcanmaya çalışıldığı bi dünyada, kadının gık dediği yerde erkek bağırsa bile hep kadının konuşulduğu, tüm skandalların hep kadınlara yıkılmaya çalışıldığı bi yerde, feminizm bir opsiyon değil. Övünülecek bir şey de değil, zorunluluk.
Bu arada Kılıçdaroğlu, senden de tiksiniyorum.”
Açıklamanın ardından sosyal medya yorumları yeniden yoğunlaşırken, konu hem konser hem de açıklamalar üzerinden farklı başlıklarda tartışılmaya devam etti.
Farah Zeynep Abdullah’ın kariyeri ve hayatı hakkında detaylı bilgiye kimdir haberimizden ulaşabilirsiniz.





