Faladdin ve Binnaz Kurucusu Sertaç Taşdelen’e “Suç Gelirini Aklama” Davası

İddianamenin Ayrıntıları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Taşdelen’in Arteria Teknoloji AŞ üzerinden yürüttüğü faaliyetlerle suç geliri elde ettiği belirtildi. Bu gelirlerin, şirket hesaplarından yurtdışına ve kripto varlık cüzdanlarına aktarıldığı ifade edildi. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu’nun 9 Ocak 2024’te verdiği cezalar ve MASAK’ın mali analizleri dosyaya delil olarak eklendi.
Uygulamaların Popülerliği ve Ekonomik Boyutu
Faladdin ve Binnaz uygulamaları, Türkiye’de ve yurtdışında milyonlarca indirme rakamına ulaşmıştı. Uygulamaların bu geniş kullanıcı kitlesi üzerinden elde edilen kazançların, “yasal görünüm altında aklandığı” öne sürüldü. Banka hareketlerinde göze çarpan yüksek meblağlar ve Taşdelen’in 2013’ten bu yana düşük SGK prim kayıtları da şüpheleri artırdı.
Yurt Dışı Transferler ve Kripto Para Varlıkları
İddianamede, Taşdelen’in hesaplarından önemli miktarda dövizin yurtdışına transfer edildiği ve bu paraların kripto varlık hesaplarına yönlendirildiği belirtildi. Uluslararası para hareketlerinin takibi için MASAK’ın yabancı otoritelerle işbirliği talep ettiği öğrenildi.
Sanık ve Avukatlarının Tavrı
Taşdelen’in avukatları, henüz kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapmadı. Ancak yakın çevresinden gelen bilgilere göre, Taşdelen’in suçlamaları reddettiği ve uygulamalar üzerinden elde edilen gelirlerin tamamen yasal ticari faaliyetlerden kaynaklandığını savunduğu aktarıldı.
Sektöre Yönelik Olası Etkiler
Bu dava, Türkiye’de dijital platformlarda sunulan fal, astroloji ve medyumluk uygulamalarına yönelik uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlara göre, dava benzer uygulamalar için de emsal niteliği taşıyabilir. Reklam Kurulu’nun cezaları ve MASAK’ın raporları, dijital ekosistemin sıkı takibe alındığını gösteriyor.
Yargı Süreci Başlıyor
İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İlk duruşmanın önümüzdeki haftalarda yapılması bekleniyor. Taşdelen hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesi uyarınca 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası talep ediliyor.
Türkiye’nin yakından takip ettiği dava, hem dijital uygulama dünyasında gelir kaynaklarının denetimi hem de yasal sınırların çizilmesi açısından kritik önem taşıyor.





