Jane Austen’ın Duygusal Mektubu ve Özel Eşyaları Müzayedede Alıcı Bulacak

Jane Austen, eserlerinde romantik aşkın inişli çıkışlı yansımalarıyla tanınırken, aslında kardeşleriyle kurduğu bağ da en az romanları kadar derin ve karmaşıktı. Özellikle kız kardeşler, Austen’ın birçok kadın kahramanının düşüncelerini, fikirlerini ve eylemlerini derinden etkilemiştir; kimi zaman sırdaş, kimi zaman ise engelleyici roller üstlenmişlerdir.
Elinor Dashwood’un Marianne’i duygularının hassasiyeti, Elizabeth Bennet’in Aşk ve Gurur’daki dört kız kardeşi ve her birinin flört ve evlilik konusundaki farklı deneyimleri, İkna kitabındaki Anne Elliot’ın kibirli Elizabeth’i ve gergin Mary’si… Tüm bu karakterler, Jane Austen’ın kendi hayatından izler taşır.
Jane Austen ve Kız Kardeşliğe Bakış Açısı
Kız kardeşlik, Austen’ın kendi yaşamında da önemli bir yer tutuyordu. Bu durum, ablası Cassandra’ya yazdığı ve Ekim ayında New York’ta düzenlenecek bir Sotheby’s müzayedesinde 400.000 dolara kadar alıcı bulması beklenen uzun ve detaylı bir mektupta da açıkça görülüyor. Yaş farkları neredeyse üç yıl olan iki kız kardeş, olağanüstü derecede yakındı. Hatta anneleri bir keresinde “Cassandra’nın kafası kesilecek olsaydı, Jane de kendininkini kestirirdi” demiştir.
Sotheby’s Kitap ve El Yazmaları Müdürü Kalika Sands’in belirttiği gibi, aralarında inanılmaz derecede yakın duygusal ve entelektüel bir bağ vardı. Bu bağın en büyük kanıtı ise birbirlerine yazdıkları mektuplardı. Bahsi geçen mektupta, komşular ve akrabaları hakkındaki dedikodular, arkadaşlarla ilgili haberler ve Cassandra’nın sağlıksızlığıyla dalga geçiliyor; aynı zamanda ailenin sosyal statüsünün düşmesinden yakınılıyor. Bu mektup, ünlü yazarın babası ölmeden yalnızca üç ay önce kaleme alınmıştır.
Sands, CNN’e yaptığı açıklamada, ailenin içinde bulunduğu sosyal çevrenin değiştiğini ve Jane Austen‘ın kendini ne kadar küçülmüş hissettiğini gösteren bir paragrafı aktardı: “Ne kadar farklı bir döneme giriyoruz şimdi, ama sanırım yedi yıl, insanın teninin her bir gözeneklerini ve zihninin her bir duygusunu değiştirmeye yeter.” Austen kardeşlerin hiçbiri evlenmedi ve Jane 41 yaşında hayata veda edene kadar birbirlerinin en yakın sırdaşı olarak kaldılar. Cassandra, kız kardeşinin ölümünden iki gün sonra “Ondan hiçbir düşüncemi saklamadım” diye yazmıştır. Jane Austen ve Cassandra’nın ilişkisi, Austen’ı bugünkü yorumlayışımızı bile şekillendiriyor.
Kaybolan Mektuplar ve Yazarın Depresyonu İddiaları
Austen’ın hayattayken hayatta kalan tek portresini çizen ve ölümünden sonra kız kardeşinin mektuplarının çoğunu imha eden kişi de Cassandra’ydı. Sands, Austen’ın yazdığı yaklaşık 3.000 mektuptan yalnızca 161’inin günümüze ulaştığını belirtiyor. Bu mektubun yazılmasından üç veya dört yıl önceki döneme ait hiçbir mektubun günümüze ulaşmadığını söyleyen Sands, bu dönemin Austen’ın çok üretken olmadığı, ailesinin Bath’a taşınmasıyla mücadele ettiği ve bazı eleştirmenlerin öne sürdüğü gibi belki de depresyonda olduğu bir dönem olduğuna dikkat çekiyor.
Sands, bu konuda şunları ekliyor: “Eğer durum buysa, Cassandra’nın neden bu kanıtların bir kısmını yok ettiğini anlayabiliriz. Hayatımızın en zor zamanlarını açığa çıkaran mektupların, e-postaların veya mesajların kamuoyunun kullanımına sunulmasını mı isteriz?”
1-15 Ekim tarihleri arasında çevrimiçi olarak düzenlenecek müzayedede diğer Austen hatıra eşyaları da yer alacak ve toplam tahmini değeri 1,3 milyon dolara ulaşacak. Austen’ın 1816’da İrlandalı roman yazarı Maria Edgeworth’a gönderdiği “Emma” adlı eserin bir kopyasının (Austen’ın bir yazar arkadaşına gönderdiği bilinen tek eser) 350.000 dolara kadar satılması bekleniyor. Bu arada, Austen’ın 1811’de yazdığı ve dönemin tıp uygulamalarını anlatan kısa bir şiiri ise 150.000 dolara kadar alıcı bulabiliyor.
Kaynak: CNN





