Gitarın Tellerinden Hayata Bir Yolculuk: Burak Canözer ile Söyleşi

Müzik dünyamızın çok yönlü isimlerinden Burak Canözer, gitarın telinden notalara, sahneden eğitimciliğe uzanan bir hikâyeye sahip. Hem Türkiye’de hem de uluslararası sahnede adından söz ettiren başarılı müzisyen, Newhaber‘e özel verdiği röportajda, tutkulu serüvenini, eğitim anlayışını ve geleceğe dair planlarını anlattı. Hazırsanız, bu eşsiz yolculuğa başlıyoruz…
—
Soru: Müziğe olan tutkunuzun nasıl başladığını, o ilk adımları merak ediyoruz. Gitarla tanışmanız nasıl oldu?
Burak Canözer: Müziğe ilk adımımı 14 yaşında elektro gitarla attım, bir yıl sonra ise klasik gitarla tanıştım. O yıllarda farklı tarzlardan beslensem de, gitar benim için sadece bir enstrüman değil, adeta kendimi ifade etme biçimi haline geldi. Hayatımın merkezi hep müzik oldu ve lise yıllarımda profesyonel bir kariyere yönelmem gerektiğini hissettim.
—
Soru: Üniversite yıllarında neredeyse 500 öğrenciye gitar ve armoni eğitimi verdiğinizden bahsediliyor. Bu, çok etkileyici bir sayı. O dönem size neler kattı?
Burak Canözer: İstanbul Üniversitesi’nde okurken Müzik Kulübü’nün başkanlığını üstlenmiştim. O dönemde öğrendiklerimi paylaşma fırsatı bulmak, benim için inanılmaz bir motivasyon kaynağı oldu. Yüzlerce öğrenciye ders vermek, bana sadece eğitimcilik tecrübesi kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda müziğin paylaşarak çoğaldığını da öğretti.
—
Soru: Profesyonel kariyerinizde Almora grubuyla önemli bir dönemeç yaşadınız. Özellikle Dio, Kreator ve Opeth gibi dünya devleriyle aynı sahneyi paylaşmak nasıl bir duyguydu?
Burak Canözer: Almora ile geçirdiğim yıllar, kariyerimin en heyecan verici ve öğretici dönemlerinden biriydi. Farklı kültürlerden gelen gruplarla aynı sahnede olmak, hem müzikal vizyonumu genişletti hem de unutulmaz anılar biriktirmemi sağladı. Progressive metal ile Türk müziğini harmanlama denemelerimiz, benim için hep özel bir yerde kalacak.
—
Soru: Askerlik görevinizi TSK Armoni Mızıkası’nda yapmak, müzikal yolculuğunuzda nasıl bir dönüm noktası oldu?
Burak Canözer: TSK Armoni Mızıkası, Türkiye’nin en değerli müzik topluluklarından biri. Orada edindiğim disiplin ve geniş repertuvar bilgisi, müzik anlayışımı daha da olgunlaştırdı. Klasik eserlerden marşlara kadar uzanan bu çeşitlilik, benim için eşsiz bir tecrübeydi.
—
Soru: Saklıkent, Ufka Doğru, Timbre of Life gibi solo albümlerinizde hangi duyguları ve hikayeleri anlatıyorsunuz?
Burak Canözer: Her albümüm, aslında hayatımın farklı bir dönemini yansıtıyor. Saklıkent, gençlik enerjimin bir yansımasıydı; Ufka Doğru içsel bir yolculuğun hikayesiydi. Timbre of Life ise hayatın farklı notalarından oluşan çok sesli bir senfoni gibiydi. Müzik benim için hep bir hikaye anlatıcılığı oldu ve bu albümler de o hikayelerin birer parçası.
—
Soru: Günümüzde online dersler ve fingerstyle kitaplarınızla yüzlerce kişiye ulaşıyorsunuz. Bu yeni nesil eğitim anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burak Canözer: 2021’den beri online dersler veriyorum ve her yaştan öğrencimle buluşma fırsatı yakalıyorum. Sadece ders vermekle kalmıyor, dört farklı fingerstyle kitabı hazırlayarak da öğrencilerime kalıcı kaynaklar sunmaya çalışıyorum. Amacım, onlara sadece nota değil, müziği hayatlarının bir parçası olarak görmeyi öğretmek.
—
Soru: Sosyal medyada ücretsiz olarak paylaştığınız nota, tab ve analizler büyük ilgi görüyor. Bu gönüllülük projesi sizin için ne anlama geliyor?
Burak Canözer: Paylaşmak, benim için her zaman ön planda olmuştur. Bir öğrencinin tek bir ücretsiz tab ile gitarı bırakmaktan vazgeçtiğini görmek, bana her şeyden daha fazla mutluluk veriyor. Facebook ve Instagram‘da yayınladığım bu dökümanlarla, insanların müzik yolculuğuna ilham olabiliyorsam, ne mutlu bana!
—
Soru: Son olarak, geleceğe dair planlarınız ve projeleriniz neler?
Burak Canözer: Şu sıralar yeni bir enstrümantal albüm üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyorum. Ayrıca online eğitim içeriklerimi daha da geniş kitlelere ulaştırmak en büyük hedeflerimden biri. Uzun vadede ise Türkiye’de gitar eğitiminin daha sistemli ve erişilebilir hale gelmesi için projeler üretmeye devam etmek istiyorum.
—
Newhaber: Newhaber olarak bu samimi röportaj için teşekkür eder, müzik ve eğitim hayatınızda başarılarınızın devamını dileriz.





