Zeki Paşa Yalısı’nın mülkiyeti ve geçmişi

İstanbul Boğazı’nın simge yapıları arasında sayılan Zeki Paşa Yalısı, tarihi geçmişi ve sahipleriyle merak konusu olmaya devam ediyor. Hem mimari değeri hem de bulunduğu prestijli konum nedeniyle yatırımcılar ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.
Baştımar Ailesi hakkında bilgi
Kökeni Trabzon Sürmene’ye dayanan Baştımar Ailesi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte idari ve siyasi görevlerde yer almış bir aile olarak biliniyor. Kamuoyunda holdingler veya şirketlerle değil, ağırlıklı olarak gayrimenkul ve miras yönetimi ile tanınıyor. Aile, özel hayatını gözlerden uzak tutan profiliyle anılıyor.
Zeki Paşa Yalısı, Müşir Zeki Paşa’nın mirasçılarına ait hisseli bir mülk konumunda bulunuyor. En bilinen mirasçılardan biri Meliha Baştımar olup yapı kamuoyunda çoğu zaman “Baştımarların yalısı” olarak anılıyor.
Zeki Paşa Yalısı’nın tarihi
Barok mimarisi, şatoya benzer tasarımı ve Boğaz manzarasıyla öne çıkan yalı, hem kültürel hem de finansal açıdan yüksek değere sahip. Medyada yer alan bilgilere göre 23 odalı tarihi yapı satışa çıkarılmış durumda. Tarihi eser statüsünde olması nedeniyle kullanım ve değişiklik açısından bazı kısıtlamalar bulunuyor.
Baştımar Ailesi’nin serveti
Ailenin toplam serveti resmi olarak açıklanmadı ancak yalnızca Zeki Paşa Yalısı’ndaki hisselerin değerinin milyarlarca TL olduğu tahmin ediliyor. Uzman değerlendirmelerine göre yalının güncel değeri yaklaşık 4 milyar TL civarında.
Gayrimenkul portföyü İstanbul dışındaki farklı illeri de kapsıyor. Aile, maddi servetinin yanı sıra Zeki Baştımar, Saffet Baştımar ve Hafız Mehmet gibi figürlerle Türkiye’nin sosyal ve siyasi hayatında iz bırakan isimlere sahip.
Özel mülkiyet statüsünde bulunan yalı halen ikamet amaçlı kullanılıyor. Bu nedenle ziyaret mümkün değil; yalnızca Boğaz turları sırasında dış cephesi görülebiliyor.





