Yumurta ve Et Fiyatları Dar Gelirliyi Vurdu: Bayramdan Bayrama Sofraya Et Girebiliyor

Kırmızı Etin Önüne Bayram Duvarı: Sofrada Et Hayal Oldu
Bir zamanlar akşam yemeğinin, aile sofrasının baş köşesini süsleyen kırmızı et, bugün emekliler ve dar gelirliler için neredeyse bir lüks. Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, işte tam bu gerçeğe işaret ediyor: “Eti ancak bayramda tadabiliyoruz” diyor. Ne yazık ki, son dönemde yaşanan fahiş fiyat artışları, sofralarda et yerine boşluk bıraktı. Bayramdan bayrama, özel günlerde belki, belki… O da şansa!
Yumurta Saymak Artık Lüks: 3 Ayda Yüzde 100 Zam
Bir başka çarpıcı örnek de yumurta fiyatlarında yaşanıyor. Emeklisi, öğrencisi, çoluk çocuk… Hepimizin tek tesellisi, en temel protein kaynağıydı yumurta. Şimdi o da cep yakıyor. Ağaoğlu’nun paylaştığı verilere göre, sempt pazarında yumurtanın kolisi 100-125 liradan 200-240 liraya tırmanmış durumda. 90 gün içerisinde neredeyse yüzde 100 zam. Düşük gelirliler için, artık yumurtayı da sayarak almak bir zorunluluk hâline geldi.
Beyaz Et ve Cezalar: Fiyata Yansımayan Müdahaleler
Patlayan fiyatlarda rekabet ihlalleri de rol oynuyor. Beyaz et sektörünün büyük oyuncuları, piyasada tekelleşmeyle suçlandı ve 3 milyar 700 milyon lira gibi rekor bir cezaya çarptırıldı. Ama vatandaşa yansıyan fiyatta bir değişiklik yok. Marketin yolunu tutanlar için tavuk, balık da bir zamanlar olduğu kadar ucuz ve ulaşılabilir değil. Tencere tıkırdamıyor; sofradaki protein giderek azalıyor.
Mutfakta Alarm Zilleri: Cebinde Etiket Gibi Birikiyor Enflasyon
Tablonun en can acıtan kısmı şu: Mutfağa giren her damla zam, toplumun en kırılgan kesimlerini vuruyor. Emekliler, asgari ücretliler, dar gelirli haneler… Onlar için fiyat listeleri her hafta yeniden yazılıyor. Mutfakta endişe var, tencerede kaygı. “Bir koli yumurta alacak param bugün var mı?” sorusu, her gün daha çok insanın içini dağlıyor. Bazı semtlerde yumurtanın tanesi beşi geçiyor.
Gündemde Olmayan Mutfak, Gerçeği Saklayamıyor
Bir şey açık: Siyasetin gündemine girmese de, sofraların derdi herkesin ortak gerçeği. Bugün pazara çıkanın yanındaki para, çoğu zaman sadece sebzeye, bazen bir şişe sütle bir somun ekmeğe yetiyor. Protein ise her geçen gün bir adım daha uzağa düşüyor.
Yani, artan gıda fiyatları ve sıkılaşan alım gücü, sadece bir tablo verisi değil. Türkiye’nin dört bir yanındaki mutfakta, evde, pazarda yaşayan bir gerçek. Yumurta ve et, artık herkesin cebinde, alışveriş listesinin kenarına küçük harflerle yazılıyor: “Param kalırsa…”





