Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı , Manisa’nın Demirci ilçesinde polis lojmanında başından vurularak ölen Yeşim Akbaş davasında verilen beraatin bozulmasını istedi; soruşturmada ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası kayıtları ise delil karartma iddialarını güçlendirdi. Ailenin adalet arayışı sürüyor. Toplumda büyük bir yankı oluştu. Olayın geçmişi ve yargılama süreci Demirci’deki polis lojmanlarında 14 Nisan 2023 sabahı, saat 08.00 civarında tek el silah sesi duyuldu. Sesin geldiği komiser yardımcısı Doğan Can Y. ‘nin odasında, ilçede güzellik salonu işleten 27 yaşındaki Yeşim Akbaş başından vurulmuş halde bulundu. İlk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan Akbaş kurtarılamadı. Tabancanın sanık Doğan Can Y.’ye ait olduğu tespit edildi. İlçe Jandarma Komutanlığı’nca gözaltına alınan Doğan Can Y., çıkarıldığı sulh ceza hakimliğinde adli kontrolle serbest bırakıldı. Savcılığın itirazı üzerine 19 Nisan ‘da İzmir Bayraklı ‘da yeniden gözaltına alındı ve bu kez tutuklandı. Hakkında Salihli Ağır Ceza Mahkemesi ‘nde “ Kadına karşı kasten öldürme ” ve “ Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma ” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet istemiyle dava açıldı. Yargılama sonunda mahkeme heyeti, 12 Temmuz 2024 ‘te, suçun sabit olmaması gerekçesiyle ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca beraat kararı verdi. Akbaş ailesi, avukat Hazal Kısa Bilici aracılığıyla karara itiraz etti. Dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ’ne taşınırken, Av. Bilici olayın bilimsel olarak aydınlatılması için 19 Şubat 2025 ‘te Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp ABD ‘ye başvurup rekonstrüksiyon, atış mesafesi ve trajesinin yanında boğuşma izleri ile atış artığı analizlerinin kapsamlı bir biçimde değerlendirilmesini talep etti. Ailenin kararlılığı dikkat çekti. Bilirkişi raporu ve Başsavcılık talebi Akademisyenlerden oluşan heyetin raporu 24 Mart 2025 ‘te tamamlandı. Bulgular, olayın intihar olup olmadığına ilişkin ciddi çelişkiler içeriyordu. Sanığın olay anında üzerinde bulunduğunu belirttiği beyaz atletinde ve sağ elinde atış artığına rastlanmadı; sol elinde ise bulundu. Atlette iz çıkmaması, bu kıyafetin olay sırasında değil sonradan giyildiği ihtimalini güçlendirdi. Ayrıca sadece bir elde tespit edilen izlerin, tanık bir polis memurunun “ellerin kolonya ile ovuşturulduğu” yönündeki anlatımıyla uyuşmadığı değerlendirildi. Rapora göre, Akbaş’ın kafatasındaki giriş deliği etrafında barut, is ve yanık bulgusu görülmedi. Bu, atışın bitişik ya da bitişiğe yakın mesafeden yapılmadığını ortaya koydu. Maktulün avuç içinde tespit edilen kan ve doku izleri de silahın onun tarafından tutulmadığına işaret eden bir başka veri olarak kayda geçti. Olay yeri ölçümleri, tabancanın yerden yaklaşık 93 santimetre yükseklikte bir konumdan ateşlenmiş olabileceğini gösterdi. Ayrıca Doğan Can Y.’nin yüzündeki sıyrığın insan tırnağı mı yoksa hayvan tırnağı mı kaynaklı olduğuna dair inceleme yapılmamış olması önemli bir eksiklik olarak not edildi. Av. Bilici, bu raporla 27 Mart 2025 ‘te Yargıtay 1. Ceza Dairesi ‘ne başvurdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı , tebliğnamesinde aileyi haklı bularak yerel mahkeme kararının CMK 302 . madde uyarınca bozulmasını istedi. Değerlendirmede, tek bilirkişiden rapor alınması, delillerin tartılma biçimi ve olay yeri bulguları ayrı başlıklar halinde ele alındı; Akbaş’ın yaşamına son vereceğine dair bir emare bulunmadığı, yaralanmanın niteliği ve koşulların “hayatın olağan akışına” uygun düşmediği belirtildi. Başsavcılık, sanık ve maktulün giysilerinde ve vücutlarında saptanan atış artıkları, kovan ve çekirdeğin konumu, delillere olası müdahale şüphesi ile Doğan Can Y.’nin 112 ‘ye yaptığı ihbarla bir arkadaşına anlattıkları arasındaki çelişkileri birlikte değerlendirdi. Bu veriler ışığında, sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği ifade edildi. Akbaş’ın elleri ve vücudundaki darp izleri, tırnak aralarında Doğan Can Y.’ye ait doku örnekleri ve sanığın yanağındaki tırnak izine uygun sıyrığın da taraflar arasında fiili mücadele yaşandığını gösterdiği vurgulandı. Tebliğnamede şu sonuca yer verildi: “Tüm bulgular, Akbaş’ın intihar etmediğini; Doğan Can Y. tarafından silahla öldürüldüğünü ortaya koymaktadır.” Görüntüler ve delil karartma iddiası Soruşturma dosyasına giren yeni güvenlik kamerası kayıtları, olay yeri incelemesi yapılmadan önce tabancanın yerinin değiştirildiğini ortaya koydu. Görüntülerde, sanığa kolonya verildiği ve bu davranışın atış izi gibi kritik verilerin ortadan kalkmasına yol açabileceği değerlendirildi. Bu gelişmeler, kamu vicdanında yaraya tuz bastı. Polis memurları F.K. ve M.K. hakkında “ Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ” suçlamasıyla iddianame düzenlendi. Dosya, 10 Eylül 2025 ‘te Demirci Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Demirci Asliye Ceza Mahkemesi ‘ne gönderildi. İddianamede, iki memurun birlikte hareket ederek olay yerindeki tabancayı bezle sar