Yatırımcılar İçin Malta: Avrupa’da Yeni Bir Kapı Aralanıyor

Malta, varlıklı yatırımcıların gözdesi haline geliyor.
İSTANBUL – VESTA Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan, varlıklı yatırımcıların son dönemde Avrupa’da oturum ve vatandaşlık programları çerçevesinde Malta’ya yönelmekte olduğunu ifade etti. Narazan, “Malta, Avrupa Birliği içerisinde yer almasının yanı sıra, minimum kalış şartı istememesi, ömür boyu korunan daimi oturum yapısı ve Schengen bölgesinde serbest dolaşım imkanı ile yatırımcılar için özel bir konumda. Burada insanlar sadece ev ya da oturum almakla kalmıyor; kendilerine yeni bir yaşam planı kuruyor. Bu nedenle Malta, artık sadece küçük bir ada değil, Avrupa’da yeni açılan ikinci bir kapı haline geliyor” dedi.
Narazan, Malta’nın sunduğu esnek modelin yatırımcılar açısından büyük avantajlar sağladığını belirtti. “Malta modeli, burada yaşamak zorunda olmak gibi bir baskı yaratmıyor. Çok sayıda ülkede işi olan, sürekli seyahat eden ve hayatını tek bir şehir ile sınırlamak istemeyen yatırımcılar için bu durum büyük bir fırsat sunuyor. Malta, ‘Avrupa’da bir ayağım olsun ama tüm hayatımı oraya taşımak zorunda kalmayayım’ diyenler için cazip bir seçenek” diye konuştu.
Programın aileleri de kapsamıyla ilgiyi artırdığını söyleyen Narazan, “Sadece yatırımcıyı değil, ailesini de kapsayan bir yapı mevcut. Bu durum; çocukların eğitimi, ailenin mobilitesi ve gelecek kuşakların güvenliği gibi unsurları içeriyor. Malta pasaportunun 190’dan fazla ülkeye vizesiz seyahat imkanı sağlaması da bir diğer öne çıkan nokta” şeklinde konuştu.
Narazan, küresel ölçekte yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık programlarının toplam hacminin 100 milyar doları aştığını belirtilerek, Malta’nın neden öne çıktığını açıkladı. “Malta, sistemini daha net ve seçici hale getirerek öne çıkıyor. Artık para yatırmanın yanı sıra ülkeye katkı sağlayan gerçek bağlantılar da önem arz ediyor. Bu da Malta’yı ‘parayı ver, pasaportu al’ algısından uzaklaştırarak daha prestijli bir hale getiriyor” dedi.
Malta ekonomisi hakkında da bilgiler veren Narazan, “Ada küçük olabilir fakat ekonomik verileri dikkat çekiyor. Malta ekonomisi 2025’te %6,4 büyüme kaydetti. Yatırım ve oturum programlarının ülke ekonomisine katkısı da 2024’te 132 milyon euroya ulaştı. Bu durum, Malta’yı sadece bir Akdeniz adası değil, aynı zamanda iyi işleyen bir sistem olarak da ön plana çıkarıyor” ifadelerini kullandı.
Kalıcı oturum programlarına ilişkin detaylı bilgi veren Narazan, “Kalıcı oturum için minimum 375 bin euro değerinde gayrimenkul yatırımı yapılması gerekiyor. Alternatif olarak yıllık 14 bin eurodan başlayan kiralama modeli mevcut. Bu esnek yapı, Avrupa’da bir kapı açmak isteyen ancak hayatını tamamen değiştirmek istemeyen yatırımcılar için oldukça cazip bir alternatif sunuyor” dedi.
Narazan, “Zenginlerin Malta’ya yönelmesinin nedenlerinden biri, sadece oturum almak değil. Dünyadaki belirsizlikler artarken aileleri için sağlam bir ikinci plan oluşturmak, daha rahat seyahat etmek ve Avrupa’da güvenilir bir adres edinmek isteği. Bu konuda da büyük bir avantaj sunan Malta, artık sadece küçük bir ada değil, yatırımcılar için Avrupa’da yeni bir kapı anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Narazan, yatırımcıların bakış açısını şu şekilde tamamladı: “Avrupa’da iş yapıp birden fazla ülkede varlığı olan; ailesi için uzun vadeli planlar kurmak isteyen yatırımcılar için Malta, Temmuz 2025 itibarıyla güncellediği vatandaşlık programıyla yeni bir fırsat sunuyor. Yaklaşık 1 milyon eurodan başlayan bağış ya da kamu yararına bir proje ile vatandaşlık başvurusu mümkün. Malta hükümeti, bu kapsamda teknoloji, yapay zeka, yenilenebilir enerji, fintech, denizcilik ve kültürel miras gibi sektörlere özel bir önem veriyor. Bu alanlarda faaliyet gösteren veya katkı sağlayan isimler için program büyük bir fırsat niteliği taşıyor. Ayrıca, 190’dan fazla ülkeye vizesiz seyahat, 29 Schengen ülkesinde serbest dolaşım ve gelecek nesillere aktarılabilen kalıcı vatandaşlık statüsü, Malta vatandaşlığını kuşaklar boyu sürecek bir yatırım haline getiriyor.”




