Yapay Zeka ile Tüp Bebek Tedavisinde Gebelik Şansını Artırmak

Yapay zeka, tüp bebek tedavisinde gebelik oranlarını gözle görülür şekilde yükseltiyor.
İSTANBUL – Yapay zekanın, tüp bebek tedavi süreçlerinde embriyoları sürekli olarak izleme yeteneği sayesinde, gözle görülemeyecek kadar ince detayları milyonlarca veri ile analiz edebildiğini belirten Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Meryem Eken, “Yapay zeka; hücre bölünme süreleri, hücrelerin geometrik simetrisi, vakoul varlığı, genişleme hızları, fragmantasyon oranları ve bölünme senkronizasyonu gibi kritik değerleri değerlendirerek belirli bir skor oluşturuyor. Bu skorlamanın ardından transfer edilen embriyoların tutunma olasılığında yüzde 15-20 oranında artış sağlandığı gözlemlenmiştir,” dedi.
Günümüzde üreme sağlığı alanında yapay zeka teknolojisinin, tüp bebek laboratuvarlarında standart bir uygulama haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Eken, bu teknolojinin sadece bir araç değil, tedavi başarısını artıran bir ‘karar destek sistemi’ olduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Eken, yapay zekanın laboratuvar aşamasındaki kritik kararları objektif verilere dayanarak aldığını belirtti. Tüp bebek tedavilerinde yapay zeka kullanmanın, embriyologların yapacağı değerlendirmelere göre daha kesin sonuçlar verdiğini ifade eden Eken, “Geleneksel yöntemlerde embriyologların veri değerlendirmeleri tecrübeye dayalı kalırken, yapay zeka çok sayıda veriyi anlık olarak işleyerek süreci büyük ölçüde hassaslaştırıyor. Eğitim aldıkları geçmiş başarılar sayesinde, hangi embriyonun rahme tutunma ihtimalinin daha yüksek olduğunu yüksek doğruluk oranıyla tahmin edebilmekteyiz,” dedi.
Toplumda yapay zekanın doktorların yerini alıp almayacağına dair kaygıları gidermek isteyen Prof. Dr. Eken, bu teknolojinin uzmanların karar verme süreçlerini desteklediğini belirtti. “Yapay zeka bir doktor ya da embriyolog değil; fakat doğru karar verebilmeleri için güçlü bir istatistiksel rehber hibritidir. Klinik taraf ise genellikle birey odaklı bir yaklaşım gerektiriyor. Bu yüzden yapay zeka kullanımı, şu an daha çok laboratuvar süreçlerine entegre edilmiştir. Laboratuvar koşullarında verilen kritik kararlar, önce yapay zeka tarafından analiz edilir ve ardından uzman görüşü ile uygulamaya geçilir,” şeklinde konuştu.
Geleneksel embriyo seçim yöntemlerinin yetersiz kaldığını belirten Prof. Dr. Eken, “Uzmanlar arasında değerlendirme farklılıkları söz konusu olabilir. Bir embriyoloğun ‘çok iyi’ bulduğu embriyoya, diğer bir uzman düşük bir değer verebilir. Ancak yapay zeka, her zaman veri odaklı bir analiz sunarak daha güvenilir sonuçlar elde edilmesini sağlar. Gösterdiği dikkatle, embriyo gelişim sürecinin tamamında 120 saat boyunca veriyi sürekli izleme altına alabiliyor,” diyerek uygulamanın üstünlüklerini vurguladı.
Yapay zekanın analitik gücünün derinliği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Eken, sistemin detaylı çalışma prensibini açıkladı: “Yapay zeka, embriyoların sürekli izleme yöntemiyle insan gözünün göremediği ayrıntılara inerek, hücre gelişim süreci hakkında çok kapsamlı bir analiz sunuyor. Bu yenilikçi yaklaşım sayesinde, tüp bebek tedavilerinde yüzde 15-20 oranında başarı artışları sağlanıyor ki bu son derece dikkat çekici bir oran.”
Prof. Dr. Eken, yapay zekanın hastalara sağladığı önemli avantajlardan birinin non-invaziv yapısı olduğunu da belirtti. “Yapay zeka ile embriyo seçimi, embriyonun gelişim sürecine zarar vermeden gerçekleştirilir. Ayrıca kullanılan time-lapse inkübatörler, embriyonun dış çevreyle olan etkileşimini en aza indirerek daha stabil bir ortam oluşturuyor,” dedi.
Yapay zekanın genetik testlerle karıştırılmaması gerektiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Eken, bu iki yöntemin temel farklılıklarını açıkladı. “Genetik testlerde amaç, embriyonun genetik hastalık taşıyıp taşımadığına dair kromozom analizi yaparak embriyoları değerlendirirken, yapay zeka geliştirme hızı ve morfokinetik hareketliliği analiz ederek belirli gebelik potansiyeline sahip embriyoları hedefliyor,” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Eken, hastaların bu yeni teknolojiye yaklaşımının oldukça olumlu olduğunu belirterek, veri gizliliği ve etik sorumluluklara da vurgu yaptı. “Hastalarımız, yapay zekanın doktor ve embriyolog gözetiminde bir destek aracı olarak kullanılması konusunda istekli. Bizim için veri güvenliği, etik ve yasal sorumlulukların ötesinde en önemli konulardan biridir. Kişisel veriler, yalnızca hastaların kendi tedavi süreçlerinde kullanılmakta olup kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılmamaktadır,” diye konuştu.




