Van’da Yağışlar Umut Oldu Ama Van Gölü İçin Yeterli Olmadı

Son 23 yılın en yüksek yağış seviyesi kaydedilen Van'da, kuraklıktan olumsuz etkilenen Van Gölü'nün eski seviyesine ulaşması için daha uzun bir zamana ihtiyaç olduğu belirtildi.
Van’da bu yıl yaşanan yağışlar, kentte son 23 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak umut verdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ‘2026 Su Yılı’ yağış değerlendirmelerine göre, bölgedeki akarsu, dere ve barajlarda doluluk oranı artış gösterdi. Ancak, metrelerce çekilen Van Gölü’nde istenilen seviyeye henüz ulaşılamadığı belirtildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün karmaşık ve büyük ekosistemi göz önüne alındığında, göl seviyesindeki düşüşün uzun bir süreçte gerçekleştiğini ve toparlanmanın de tek bir yıllık yağışla mümkün olmayacağını vurguladı.
Dünyanın en büyük sodalı gölü ve Türkiye’nin en büyük doğal gölü olma özelliğini taşıyan Van Gölü, son yıllarda küresel iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle ciddi su kaybı yaşamıştı. Bu çekilme, daha önce su altında kalan tarihi kalıntıları ve mikrobiyalitleri gün yüzüne çıkarmıştı. Bu yıl ise, tüm yurtta olduğu gibi Van Gölü Havzası da bol yağışlı bir dönem geçirdi. Yağışlardaki artış, meteorolojik kuraklıkta azalmaya işaret ederken, birçok su kaynağının da yeniden dolduğu gözlemlendi.
Yağışlardaki artış, Van Gölü’ndeki çekilmenin durmasına katkı sağlasa da, göl kıyılarında çekilmenin izleri belirginliğini koruyor. Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün büyüklüğü ve ekosisteminin karmaşıklığı nedeniyle, bir yıllık yağışın gölü eski haline döndürmek için yeterli olmayacağını ifade etti. Akkuş, “Van Gölü’nün çekilmesi uzun bir süreçte meydana geldi ve Van Gölü çok geniş büyük bir ekosistem. Marmara Denizi’nin neredeyse 3’te biri büyüklüğünde bir ekosistemden bahsediyoruz. Bu yüzden Van Gölü’nün tekrardan yükselmesi bir yıllık yağışlarla olacak bir senaryo değil.” dedi. Yaz aylarındaki sıcaklıkların da göl üzerindeki buharlaşmayı etkileyeceğine dikkat çeken Akkuş, kıyılarda açığa çıkan mikrobiyalitlerin halen karada durduğuna işaret etti.




