Uzman Uyardı: Gençlerin Mutsuzluğu ve Yalnızlığı Ekranlara Sürüklüyor!

Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı, gençlerde artan ekran bağımlılığının altında yatan nedenleri ve çözüm önerilerini açıkladı.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı, gençlerde görülen ekran bağımlılığının ardında yatan önemli nedenlere dikkat çekerek, bu durumun genellikle mutsuzluk, yalnızlık ve gerçek hayatta aidiyet kuramama gibi faktörlerden kaynaklandığını belirtti. Prof. Dr. Nazlı, gençlerin beklentilerini karşılayamama durumunun onları sanal dünyaya ittiğini vurguladı.
Gazetecilik Bölüm Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Prof. Dr. Nazlı, yeni medya, ekran bağımlılığı ve çocuklarda şiddet arasındaki ilişki üzerine yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye’de internet ve sosyal medya kullanımının yaygınlığına dikkat çekti. Gençlerin ekranlara olan ilgisinin altında yatan temel nedenin yalnızlık ve mutsuzluk olduğunu belirten Nazlı, sanal medyanın gerçeklik algısını zayıflattığına ve bu nedenle dijital medya okuryazarlığının toplumun her kesimine yaygınlaştırılması gerektiğine işaret etti.
Türkiye’de Yüksek İnternet ve Sosyal Medya Kullanımı
Prof. Dr. Nazlı, Türkiye’de internet kullanım oranının yüzde 88’e ulaştığını ve bu oranın yüzde 75’inin aktif olarak sosyal medya kullandığını ifade etti. Bu denli yüksek bir yaygınlık karşısında, çocukların dijital dünyadan tamamen uzak kalmasını beklemenin gerçekçi olmadığını dile getirdi. Bu durumun dijital bağımlılığın artmasına ve topluma yayılmasına zemin hazırladığını belirtti.
Gerçek Hayattaki Boşluklar Ekranlara Yöneltiyor
Yalnızlık hisseden gençlerin sanal dünyada kendilerine bir yaşam alanı bulmaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Nazlı, sorunun sadece ekran süresinin artmasıyla ilgili olmadığını, asıl nedenin gerçek hayatta yaşanan mutsuzluk, aidiyet eksikliği ve beklentilerin karşılanamaması olduğunu söyledi. Ailelere seslenen Nazlı, katı yasaklar yerine, çocuklarının ekran kullanımını destekleyici ve denetimli bir şekilde yönetmeleri gerektiğini vurguladı.
Aile İçi İletişim ve Birlikte Zaman Geçirmenin Önemi
Problemin temelinde yatan en önemli unsurlardan birinin aile içi iletişimsizlik olduğunu belirten Prof. Dr. Nazlı, ailelerin birlikte nitelikli zaman geçirmesinin önemini vurguladı. Akşam yürüyüşleri, masa oyunları, kutu oyunları veya sinema günleri gibi aktivitelerle gençlerin yeniden aile bağlarını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Sanal Medya ve Gerçeklik Algısı
Sanal platformların ve ekranların en büyük dezavantajlarından birinin, olayların gerçeklik algısını kaybettirmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Nazlı, özellikle gençler ve çocuklar üzerinde üretilen şiddetin, durumun ciddiyetini ve gerçeklikten uzaklaşmasına neden olabileceğini söyledi. Bu nedenle, bu tür sorunlar yaşayan çocukların öğretmenleri ve aileleri tarafından erken tespit edilmesinin ve ekran kullanımının kontrol altında tutulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Dijital Okuryazarlık ve Çözüm Önerileri
Prof. Dr. Nazlı, topluma yönelik medya ve dijital medya okuryazarlığı eğitimlerinin şart olduğunu belirterek, 7’den 70’e herkesin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bağımlılığın altında yatan mutsuzluk, akran zorbalığı, siber zorbalık ve yalnızlık gibi sorunlarla mücadelede, gençlerin spor, sanat ve hobiler gibi dopamin salgılatacak farklı etkinliklere yönlendirilerek yeniden hayata kazandırılabileceğini sözlerine ekledi.




