Türkiye’deki Kronik Kuraklık Sorunu Devam Ediyor

Uzmanlar, yağışların kısmen etkili olduğunu ancak kuraklığın sürdüğünü belirtiyor.
İzmir’den Seza Nur ALPDÜNDAR’ın haberine göre, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, bu kış döneminde gerçekleşen yağışların meteorolojik ve tarımsal kuraklığı bir ölçüde gidermesine rağmen, hidrolojik, hidrojeolojik ve ekolojik kuraklığın hâlâ devam ettiğini aktardı. Türkeş, “Kuraklığın tamamen sona erdiğini söylemek mümkün değil. Üç ay boyunca etkili olan yağışlar, son üç yılın kuraklık sürecini ortadan kaldırmıyor. Türkiye’de kronik bir kuraklık durumu devam ediyor” dedi.
Türkiye’nin büyük çoğunluğunda aralık, ocak ve şubat aylarında sağanak yağışlar gerçekleşti. Bununla birlikte barajlardaki su seviyeleri artmış olsa da, yıllardır süregelen hidrolojik, hidrojeolojik ve ekolojik kuraklık sorununu aşılamadı. Prof. Dr. Türkeş, 2019 sonbaharından bu yana ülkenin kuraklaşma eğiliminde olduğunu belirterek, 2025 yılı Aralık ayına kadar süren bu olumsuz gelişmenin sıcak ve kurak bir seyir izleyeceğini dile getirdi.
Prof. Dr. Türkeş, orta enlem cephesel sistemlerinin, aralık ayı ortalarından sonra Batı Avrupa ve Batı Akdeniz üzerinden Türkiye’ye ulaşarak, ülkenin birçok bölgesinde normallerin üzerinde yağış sağladığını aktardı. Ancak 2019’dan bu yana devam eden hidrolojik kuraklığın hâlâ etkili olduğunu kaydetti. Uzun süreli sıcak hava dalgaları ve kuraklıkların, ülkenin büyük bir bölümünde baskın eğilim haline geleceğine dikkat çekti.
Önümüzdeki günlerde meydana gelecek yağışların ardından, mart ortasından itibaren Türkiye’nin büyük kısmını daha sıcak ve kurak koşulların etkisi altına alması bekleniyor. Prof. Dr. Türkeş, bu süreçte aslında durumu göz ardı etmemek gerektiğini vurgulayarak, “Kuraklık sona erdi, her şey düzeldi” yanlış algısına düşilmemesi gerektiğini ifade etti. Yeterli bahar yağışları sağlanmadığı takdirde, sıcak hava nedeniyle buharlaşmanın artacağına dair uyarıda bulundu.
Su yönetimi konusunda ulusal sınırlar içinde, ülkenin fiziki coğrafyası, toprak özellikleri, bitki örtüsü ve iklim koşullarının dikkate alınması gerektiğini belirten Türkeş, “Halen barajlarımızda yeterli su yokmuş gibi, kaynaklarımızı etkili ve tasarruflu kullanmalıyız” dedi.




