Türkiye’de Vatandaşlıkta Sahte Belge Skandalı: 1240 Mülke ve 47 Araca El Konuldu

Dev Operasyonun Perde Arkası
Sabah saatlerinde eş zamanlı başlatılan operasyonla, usulsüz vatandaşlık kazandıran şebekeler çökertildi. İçişleri Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, apartman dairelerinden arsalara, otomobillerden lüks mülklere kadar çok sayıda varlığa el konuldu. Yetkililer, bu operasyonun bugüne kadar vatandaşlık alanında yapılan en kapsamlı adımlardan biri olduğuna dikkat çekiyor.
Sahte Ekspertizlerle Milyon Dolarlık Vurgun
Şebekelerin, 65 arsa ve yüzlerce konutun değerini sahte belgelerle şişirerek yabancıların vatandaşlık hakkı kazanmasını sağladığı ortaya çıkarıldı. Normalde belirlenen yatırım sınırının altında kalan mülkler, gerçekte değerinden çok daha yüksek gösterildi. Böylece hem devletin gelir kaybına neden olundu, hem de piyasalarda ciddi bir fiyat şişkinliği yaratıldı.
“Vatandaşlık Parayla Satılamaz”
Operasyonda 106 şüpheli gözaltına alınırken, 131 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bunlar arasında örgüt liderleri, yöneticiler ve 82 gayrimenkul uzmanı da bulunuyor. MASAK raporuna göre, 1198 yabancı uyruklu kişi yasa dışı şekilde vatandaşlık hakkı elde etti. İstanbul’da yaşayan emlakçı Ahmet Y., “Yıllardır piyasada böyle şişirilmiş raporlar konuşuluyordu. Bu operasyon geç kalınmış ama çok önemli bir adım oldu. Vatandaşlık parayla satılamaz.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Ekonomiye ve Topluma Etkisi
Raporlara göre bu yöntemle Türkiye’nin döviz girdisi 181 milyon 200 bin dolar azaldı. Uzmanlar, bunun sadece bir mali kayıp olmadığını; aynı zamanda konut fiyatlarını yapay biçimde yükselterek yerli vatandaşın ev sahibi olmasını zorlaştırdığını belirtiyor. Ayrıca, vatandaşlık sisteminin güvenilirliği de büyük yara aldı.
Denetimler Sıkılaşıyor
Yetkililer, tapu ve ekspertiz işlemlerinde dijital takip ve daha ağır cezai yaptırımlar için hazırlık yapıldığını aktarıyor. Hükümet kaynaklarına göre, yabancılara konut satışı ve vatandaşlık başvurularında bundan sonra çok daha sıkı bir denetim süreci işleyecek. Amaç, hem piyasanın güvenilirliğini korumak hem de benzer usulsüzlüklerin önüne geçmek.





