Trabzon’da Otizmli Çocuk Anneleri İçin Umut Köprüsü: Dayanışma Moralleri Yükseltiyor

Müzik öğretmeni Nazlı Gözey'in öncülüğündeki etkinlikler, fedakar annelere nefes oluyor ve Anneler Günü'nde özel bir kutlama ile taçlanıyor.
TRABZON’da, otizmli çocukların annelerini bir araya getirerek başlattığı dayanışma hareketi, fedakar annelere moral ve destek kaynağı oluyor. 8 yıl önce müzik öğretmeni Nazlı Gözey’in girişimiyle kurulan bu anlamlı topluluk, özel gereksinimli bireylerin annelerinin yalnız olmadığını hissettiriyor. Anneler Günü vesilesiyle düzenlenen özel bir kahvaltı etkinliği, annelerin günlük yaşamın getirdiği zorluklardan bir süreliğine uzaklaşarak keyifli vakit geçirmelerini sağladı.
Yomra Vilayetler Birliği Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda 13 yıldır görev yapan Nazlı Gözey, 8 yıl önce otizmli çocukların anneleriyle bir araya gelerek anlamlı bir dayanışma grubu oluşturdu. Özel gereksinimli bireylerin annelerinin karşılaştığı zorluklara yakından tanıklık eden Gözey, bu annelere destek olmak amacıyla düzenli olarak çeşitli etkinlikler organize etmeye başladı. Zamanla Trabzon’daki farklı özel eğitim okullarından velilerin de katılımıyla büyüyen grup, anneler için bir moral ve destek ortamına dönüştü. Gözey’in öncülüğündeki bu etkinlikler, Anneler Günü’nde de doğayla iç içe, neşe dolu bir kahvaltı organizasyonu ile devam etti. Anneler, bu özel günde günlük yüklerini bir kenara bırakıp sosyalleşerek moral depoladı.
‘ANNE’NİN MUTLULUĞU, ÇOCUĞUNA DA YANSIR’
Etkinliklerin önemine değinen Nazlı Gözey, annelere destek ve motivasyon sağlamanın kendisi için büyük bir anlam taşıdığını belirtti. Gözey, şunları söyledi: “Yıllar önce özel bireylerin annelerinden oluşan bir koro kurarak bu tür motivasyon etkinliklerine başladım. Zamanla diğer okullardaki veliler de ilgi gösterdi ve büyüyen bir aile olduk. Düzenlediğimiz etkinlikler, annelerin birbirleriyle dertleşip yorgunluklarını paylaştığı, adeta nefes aldığı bir alan haline geldi. Bir öğretmen olarak, özel gereksinimli çocukların yetiştirilmesinde sabrın ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Bir anneyi anlamak, onunla empati kurmak çok değerli. Annenin yüzündeki umut ve mutluluk, çocuğunun hayatında da doğrudan bir ışık oluşturuyor. En ufak bir destek bile bir anne için aylarca unutulmayacak bir mutluluğa dönüşebilir. Anneler Günü’nde tüm annelere sesleniyorum: Sizler çok güçlü, çok kıymetli ve asla yalnız değilsiniz.”
‘FEDAKAR ANNELERİN SESİNİ DUYURMAK İSTİYORUZ’
Özel gereksinimli çocukların annelerinin büyük fedakarlıklarla dolu bir yaşam sürdürdüğünü vurgulayan Gözey, etkinliklerle annelerin bir araya gelerek yaşadıkları zorlukları paylaşmalarını ve rahatlamalarını sağladıklarını ifade etti. Gözey, “Bu süreç emek, mücadele ve fedakarlık gerektiriyor. Anneler burada birbirlerini anlayarak sosyalleşiyor, oyunlar oynuyor ve motivasyonlarını artırıyorlar. Kendi çocuklarıma da özel gereksinimli çocuklara karşı daha duyarlı olmaları konusunda telkinlerde bulunuyorum. ‘Mutlu anneler, mutlu çocukları yetiştirir’ felsefesiyle çıktığımız bu yolda, toplumda farkındalık yaratmayı ve bu fedakar annelerin sesini daha geniş kitlelere duyurmayı hedefliyoruz. Bu anlamlı desteklerinden dolayı işletmelere ve ulaşım konusunda katkı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç’e teşekkür etmek istiyorum.” dedi.
‘BİR ARAYA GELİNCE DERTLERİMİZİ UNUTUYORUZ’
Etkinliklere düzenli olarak katılan Nurcan Aydın, bu buluşmaların kendisine ilaç gibi geldiğini belirtti. 27 yaşında otizmli bir çocuğu olan Aydın, yaşadığı zorlukları şöyle anlattı: “Çocuğumun bakımı ağır, ihtiyaçları çok fazla ve zaman zaman gücüm yetmiyor. Sonsuz istekleri olabiliyor, sıkılabiliyor ve etrafa zarar verebiliyor. Doğduğundan beri bir mücadele içindeyiz. Nazlı Hoca ile tanıştığımızdan beri bu tür organizasyonlar sayesinde dertlerimizi unutuyoruz. Birkaç saatliğine de olsa o ağır yükten sıyrılıyoruz. Nazlı Hoca, bizlere adeta çiçek bahçesi gibi anlar yaşatıyor.”
‘TEK BAŞIMA MÜCADELE EDİYORUM, EMPATİ BEKLİYORUZ’
16 yaşında ağır otizmli bir oğlu olduğunu belirten Ayfer Kalyon, yaşadıkları zorlu sürece dikkat çekti. Kalyon, “Çocuğumun agresif ve öfkeli olduğu zamanlar oluyor, ilaç ve terapiler bazen yetersiz kalıyor. Otizm, yaşamayanın tam olarak anlayamayacağı farklı bir durum. Çevremizdekilerin bile anlamadığı zamanlar oluyor. Tek başıma mücadele ediyorum ve bazen toplumsal empati eksikliğiyle de karşılaşıyoruz. Otobüs ve dolmuşlarda dışlanma gibi durumlar bizi üzüyor. Nazlı Hoca gibi bizi düşünen ve sosyal etkinlikler düzenleyen başka kimse yok. Anneler Günü gibi özel günlerde bile unutulmuş hissettiğimiz oluyor.” dedi.
‘MUTLU ANNE, MUTLU ÇOCUK DEMEKTİR’
Serpil Şen, etkinliklerin kendileri için bir terapi niteliği taşıdığını ifade etti. Şen, “Normal ailelerle konuştuğumuzda hep çocuklarımızın durumu konuşuluyor. Bazen bu durumdan rahatsızlık duyuyoruz. Çocuklarımızı sanki bir yükmüş gibi görüyorlar. Okulda ya da parkta bizden uzaklaştırıldıklarını hissediyoruz. Burada ise bizi anlayan insanlarla bir aradayız. Birbirimizi yargılamadan, destekleyici bir ortamda bulunuyoruz. ‘Mutlu anne, mutlu çocuk demektir’ sözüyle çıktığımız bu yolda, bugüne eve daha mutlu döneceğiz. Bu dayanışma bize iyi geliyor.” diye konuştu.




