Tarihi Dokunun Kucağında Kilikya Ultra Maratonu: 882 Sporcu Rekorlarla Koştu

Mersin'in tarihi ve doğal güzellikleri eşliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Kilikya Ultra Maratonu, 882 sporcuyu ağırladı. Sporcular, unutulmaz bir deneyimle tarihin izinde ter döktü.
Mersin’in eşsiz coğrafyasında bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Kilikya Ultra Maratonu, spor tutkunlarını tarihin mistik atmosferinde bir araya getirdi. Mersin Valiliği himayesinde ve Türkiye Atletizm Federasyonu takviminde yer alan dev organizasyonda, 10K, 33K ve 53K’lık üç farklı parkurda toplam 882 sporcu mücadele etti. Sporcular, Kızkalesi’nin tarihi dokusundan başlayıp Lamos Kanyonu’na uzanan parkurlarda Korikos Antik Kenti, Cennet-Cehennem Obruğu, Sebaste Antik Kenti ve Kanlı Divane gibi binlerce yıllık mirasın içinden geçerek unutulmaz birer anı biriktirdiler.
Maratonun heyecanı, tüm parkurların bitiş noktası olan Kızkalesi Müze Beach’te düzenlenen ödül töreniyle zirveye ulaştı. 53K Erkekler Genel Klasmanı’nda Mustafa Dağdelen, 5 saat 3 dakika 22 saniyelik derecesiyle birinciliği göğüsledi. 33K Erkekler’de Şahap Dede 3 saat 4 dakika 5 saniye, Kadınlar’da ise Fransız sporcu Eugenie Rooke 3 saat 56 dakika 49 saniye ile birinciliği elde etti. 10K parkurunda ise erkeklerde Rıdvan Aykul 45 dakika 8 saniye, kadınlarda Anna Kirdan 52 dakika 47 saniye ile zirvede yer aldı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, maratonun sporun ve turizmin gelişimine katkı sağladığını belirterek, “5’incisini düzenlediğimiz maratonumuz doğa içerisinde ve tarihi yerlerde gerçekleşti. Sporcularımızın parkurlardan memnun kalmış olmalarını umuyoruz” dedi. Dereceye giren sporcular da parkurun zorluklarına rağmen tarihi ve doğal güzelliklerin kendilerine ilham verdiğini dile getirdi. 53K birincisi Mustafa Dağdelen, “Yeniden 53K birincisi olduğum için çok mutluyum. Kısmen zor bir parkur; çok teknik bölümleri var ama çok eğlenceli bir parkurdu. Tarihi yerlerin içerisinde koşmak, onların bir parçası olmak gerçekten çok keyifliydi” diye konuştu. Fransız sporcu Eugenie Rooke ise parkurun çeşitliliğine dikkat çekerek, “Parkur zordu ancak çok güzel tarihi yerlerden, limon ağaçlarının arasından, bahçelerden ve zaman zaman yollardan geçtik. Bu anlamda çok çeşitli bir parkurdu. Çok hoşuma gitti” ifadelerini kullandı.




