Tamer Karadağlı, Azerbaycan’da ‘Sanatkar Madalyonu’ Ödülünü Kazandı

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Azerbaycan Milli Tiyatro Günü’nde ödül alarak Türk dünyası tiyatrosuna katkı sağladı.
Azerbaycan, – Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı, 10 Mart’ta gerçekleştirilen Azerbaycan Milli Tiyatro Günü etkinliğinde ‘Sanatkar Madalyonu’ ile onurlandırıldı.
Bu özel buluşma, Türk dünyası ülkeleri arasında kültür ve sanat alanındaki iş birliğini pekiştiren anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Karadağlı, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, tiyatronun dünya kültürlerinin birleşmesindeki evrensel rolüne dikkat çekti ve Türk dünyası tiyatroları arasındaki sanatsal dayanışmanın önemini ifade etti. Ayrıca, Türk hikayelerinin ve kültürlerinin tiyatronun ışığıyla daha etkili bir şekilde gelecek nesillere aktarılacağını vurguladı. Bu etkinliğin, ortak kültürel mirası koruyabilmek adına yeni iş birliklerinin doğmasına vesile olacağını belirtti.
Etkinlik öncesinde Bakü’de bir dizi temaslarda bulunan Karadağlı, Azerbaycan Devlet Akademik Milli Dram Tiyatrosu’nu ziyaret etti. Tiyatro Müdürü İlham Asgarov, Karadağlı’ya kurumun tarihi ve güncel çalışmaları hakkında bilgiler aktardı.
Daha sonra, Karadağlı, Devlet Tiyatroları Başrejisör Vekili Esat Tanrıverdi ve Genel Müdür Yardımcısı Emre Başer ile birlikte Fahri Hiyaban anıt mezarlığında Azerbaycan’ın kurucu lideri Haydar Aliyev ve akademisyen Zarife Aliyeva’nın anıtlarına çelenk bıraktı. Ardından Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün ile nezaket ziyareti gerçekleştirilerek iki ülke arasındaki dostluk, kültür ve sanat iş birliği vurgulandı.
Törenin bitiminde, Karadağlı, Azerbaycan Kültür Bakanı Adil Kerimli ve Bakan Yardımcısı Murad Huseynov ile kültür ve tiyatro iş birliği üzerine kapsamlı görüşmeler yaptı. Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever ile de bir araya geldi. Etkinlikte, Türk dünyasının kurumsal tiyatro temsilcilerinin yanı sıra öne çıkan sanatçılara ödüller verildi ve kültür ile sanatın birleştirici gücü bir kez daha ön plana çıkarıldı.




