Sumud Filosu Aktivisti Hüseyin Oral İstanbul’da: “Tekme tokatla sürüklediler, yüzlerinde korku vardı”

İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Sumud Filosu'ndaki aktivistlerden Hüseyin Oral, İstanbul'a gelerek yaşadıklarını anlattı. Oral, "Robot gibi hepsi, bizden korkuyorlardı. Adamlar iri yarı uzun boylular ama suratlarında korku vardı" dedi.
Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerinden Hüseyin Oral, İstanbul’a ulaştı. Romanya’nın Bükreş Otopeni Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na gelen Oral, VİP Salonu’nda yakınları ve yetkililer tarafından karşılandı. Oral, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında sağlık kontrolü için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi.
Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür, Hüseyin Oral’ın İsrail güçlerinin saldırısı sonucu esir alındığını ve Girit Adası’na zorla çıkarıldığını belirtti. Songür, “Hüseyin ağabeyimiz İsrail terör güçleri tarafından ağır saldırıya uğradı. Tedavisi yapıldıktan sonra dün Türkiye’ye gelecekti ancak uçağı kasıtlı olarak kaçırıldı. Bugün ise valiliğimiz ve milletvekillerimizin girişimleriyle Romanya’dan tahliyesini sağladık” diye konuştu.
İstanbul’a getirilen Sumud aktivisti Hüseyin Oral, yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı. Gemide bir süre istişare ettikten sonra İsrail güçlerinin müdahalesiyle karşılaştıklarını belirten Oral, “Silahlarla etrafımızı sardılar. Eğitimlerde söylendiği gibi diz çöküp ellerimizi havaya kaldırdık. Buna rağmen plastik kelepçelerle ters kelepçelediler. Bizi botlarla daha önce hazırladıkları hapishane gemisine, hayvan sürüsü gibi tekme tokatla götürdüler” dedi.
2 gece 3 gün süren yolculuğun ardından Girit Adası’na getirildiklerini ifade eden Oral, ayrılmayı reddetmeleri üzerine zorla gemiden çıkarıldıklarını söyledi. Doktor olan kadın aktivistlerin bile sürüklenerek dışarı atıldığını dile getiren Oral, İsrail askerlerinin tavrını şöyle yorumladı: “Robot gibi hepsi, bizden korkuyorlardı. Adamlar iri yarı uzun boylular ama suratlarında korku vardı. Benim kollarıma girip sürüklediler, yumruk attılar. Gözümden kan aktı, ama acı hissetmedim. Yunanlılara teslim edildikten sonra çantam ve içindeki para ve ehliyetim de teslim edildi ancak Yunanlılar almadıklarını söylediler. Bu durum, aralarında bir iş birliği olduğunu düşündürdü.”




