PKOS Yönetiminde Porsiyon Kontrolü Hayati Öneme Sahip

Uzman diyetten önemli açıklamalar: Bireyselleştirilmiş beslenme planları şart!
ANKARA – Uzman Diyetisyen Simay Yılmaz, Polikistik Over Sendromu (PKOS) yönetiminde porsiyon kontrolünün ve bireyselleştirilmiş beslenme planlarının besin seçimleri kadar önemli olduğunu vurguladı. Her bireyin metabolik yapısının, insülin duyarlılığının ve yaşam tarzının farklı olduğunu belirten Yılmaz, bu nedenle kişiye özel beslenme planları oluşturulmasının en sağlıklı yaklaşım olduğunu ifade etti.
BB Tüp Bebek Merkezi’nde görev yapan Uzman Diyetisyen Simay Yılmaz, PKOS’un kadınlar arasında en yaygın görülen hormonal bozukluklardan biri olduğunu söyledi. Adet düzensizlikleri, kilo artışı, insülin direnci ve doğurganlık sorunları ile kendini gösteren PKOS’un, uygun beslenme ile yönetilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Araştırmalar gösteriyor ki PKOS’lu kadınların önemli bir kısmı fazla kilolu veya obez. Fazla yağ kütlesi, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalık riskini artırabilir, bu da hem üreme sağlığını hem de genel sağlığı olumsuz etkiler. Ayrıca, ideal kilodaki kadınlarda bile insülin direnci ve hormonal dengesizlikler görülebiliyor” diye konuştu.
Doğru Beslenme Semptomları Hafifletebilir
PKOS’un temel mekanizmalarından birinin insülin direnci olduğunu kaydeden Yılmaz, “Kan şekeri dalgalanmaları hormon dengesini bozarak adet düzensizliği, akne, yağlanma ve tüylenme gibi semptomların artmasına yol açabilir. Bu nedenle doğru beslenme; insülin direncini azaltmak, inflamasyonu kontrol altına almak ve bağırsak sağlığını desteklemek için kritik öneme sahiptir. Düşük glisemik indeksli karbonhidratlar, yeterli protein ve sağlıklı yağları içeren bir beslenme modeli, PKOS belirtilerinin kontrolüne yardımcı olabilir” dedi.
Sınırlandırılması Gereken Besinler
Dengeli bir beslenme düzeni oluştururken bazı gıdaların tüketimini azaltmanın önemine dikkat çeken Yılmaz, şu besinleri önermedi: “Rafine karbonhidratlar, ilave şeker içeren ürünler ve ileri derecede işlenmiş gıdalar PKOS semptomlarını olumsuz etkileyebilir. Rafine tahıllar, beyaz ekmek, poğaça, simit, hamur işleri gibi ürünlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca şekerli içecekler, gazlı içecekler, hazır meyve suları ve enerji içecekleri de zararlıdır. Kızartılmış yiyecekler, işlenmiş et ürünleri gibi gıdalar da sınırlanmalıdır.” Yılmaz, önerdiği besinler arasında düşük glisemik indeksli karbonhidratlar, kaliteli protein kaynakları ve sağlıklı yağlar gibi gıdaların yer aldığını belirtti.
PKOS yönetiminde porsiyon kontrolü ile bireyselleştirilmiş beslenme planlarının önemli olduğunu kaydeden Yılmaz, “Bireylerin metabolik yapısı, insülin duyarlılığı ve yaşam tarzı farklı olduğundan en etkili yaklaşım kişiye özel bir beslenme planı oluşturulmasıdır” dedi.




