Papyonlu Kedi ‘Foça’, Emekli Çiftin Hayatına Neşe Kattı: ‘Onsuz Bir Hayatı Düşünemiyoruz’

Antalya'da yaşayan 80'li yaşlardaki Müge ve Süleyman Sayın çifti, 8 yıl önce sahiplendikleri 'Foça' isimli papyonlu kedileri sayesinde hem sosyalleşip hem de daha aktif bir yaşam sürmeye başladı.
Antalya’da yaşayan ve her ikisi de 80 yaşında olan emekli ziraat mühendisleri Müge ve Süleyman Sayın çiftinin hayatı, 8 yıl önce sahiplendikleri ‘Foça’ isimli kedileriyle tamamen değişti. Papyon takmayı seven ve her yere çiftle birlikte giden Foça, sayesinde Sayın çifti hem daha sosyal bir yaşama adım attı hem de aktif bir rutine sahip oldu. Çift, ‘Onsuz bir hayatı artık düşünemiyoruz’ diyerek Foça’ya olan sevgilerini dile getirdi.
Hayvan sevgisinin her zaman hayatlarında olduğunu belirten Müge Sayın, daha önce baktıkları muhabbet kuşlarının vefatı sonrası büyük bir boşluk hissettiklerini söyledi. Kedi sahiplenme isteğinin her zaman var olduğunu anlatan Sayın, “Kediyi daha böyle içinize sokarak seviyorsunuz” dedi. Foça’nın hikayesinin ise tesadüfen başladığını anlatan Müge Sayın, “Foça’nın annesi deniz kenarındaki kayalıkta yavrulamış. Alt komşumuz da yavruları bizim giriş kattaki depoya getirmişti. Yaklaşık 1 ay sonra yavrular sokağa bırakıldı. Ben de sahiplenmek istedim, eşim de kabul etti. Adı da Foça oldu çünkü Foça’da doğmuştu. Ondan sonra hayatımız çok değişti” diye konuştu.
Zamanla ailenin bir ferdi haline gelen Foça ile iletişimlerinin güçlü olduğunu belirten Müge Sayın, “Ne istediğini artık anlıyoruz, her hareketinden ne demek istediğini biliyoruz” dedi. Başlangıçta apartmanda bazı zorluklar yaşasalar da zamanla tüm komşuların Foça’yı çok sevdiğini ifade eden Süleyman Sayın, “İlk aylar çok yaramazdı. Hatta ‘Biz bununla baş edemeyeceğiz, birisine verelim’ diye düşündük. Ama 1 yıl sonra onu verme düşüncesi aklımızdan bile geçmedi. Ne istediğini hareketlerinden anlıyoruz. Mama isterse farklı davranıyor. Su içeceği zaman odaya gelir, miyavlar, lavaboya atlar. Ben avucumu açarım, avucumdan su içer” şeklinde konuştu.
Süleyman Sayın, Foça’nın günlük rutinlerine kattığı hareketliliği şöyle anlattı: “Akşamları daha çok eşimin yanında olmayı seviyor. Bazen beni tercih ediyor. Sabah yaş mama veriyoruz. Sakinleşince kahvaltımızı yapıyoruz. Saat 11.00-12.00 gibi bahçeye çıkarıyorum. Yaklaşık 1-2 saat dolaşıyor. Her gün yaklaşık 2 kilometrelik aynı rotada yürüyüş yapıyoruz. Çocuk parkında da vakit geçiriyoruz. Ben bankta oturuyorum, o bazen yanıma, bazen altıma geliyor. Etrafı, çocukları izliyor. Bir süre sonra miyavlıyor, ‘Hadi gidelim, sıkıldım’ der gibi davranıyor. Sonra eve dönüyoruz.”
Perşembe günleri semt pazarına da birlikte gittiklerini belirten Süleyman Sayın, “Pazar arabasını görünce nereye gideceğimizi anlıyor. Pazarcılar artık onu tanıyor. ‘Foça hoş geldin’ diyenler oluyor. Pazarın içine benimle girmez. Girişte bekler. Bazen arabanın altına girer, bazen etrafta dolaşır. Ben alışverişimi yapıp çıkınca ‘Foça’ diye seslenirim, hemen koşarak gelir. Berber, terzi, herkes onu biliyor. Papyonlarıyla tanınıyor. Yaklaşık 10-15 papyonu var. Eşim sürekli değiştiriyor. Bir gün papyonsuz çıkmıştı, komşular hemen ‘Biz Foça’yı papyonsuz görmek istemiyoruz’ dedi. Küçüklüğünden beri papyon takıyoruz” dedi.
Foça’nın hayatlarına kattığı en büyük değişimin hareket ve sosyalleşme olduğunu vurgulayan Süleyman Sayın, “Foça olmasaydı hayatımız çok sıkıcı olurdu. Ben bilgisayar başından kalkmazdım. O bizi dışarı çıkarıyor, yürütüyor, insanlarla iletişim kurmamızı sağlıyor. Onun sayesinde her gün yürüyoruz. Onsuz bir hayatı düşünemiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.




