Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde 'piruvat kinaz' eksikliği olan Alperen'e ablasından yapılan ilik nakli, hayatını kökten değiştirdi. Nadir görülen bu hastalıkla mücadelede önemli bir adım atıldı. Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) bünyesinde gerçekleştirilen ve Türkiye’de nadir görülen ‘piruvat kinaz’ eksikliği hastalığında bir ilk olma özelliği taşıyan kemik iliği nakli, 4 yaşındaki Alperen Karakuyu’nun hayatını yeniden yeşertti. Doğumundan beri düzenli kan nakline bağımlı yaşayan Alperen, ablasından yapılan tam uyumlu ilik nakli sayesinde artık bu zorlu sürece veda etti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan açıklamaya göre, AFSÜ’nün özellikle çocuk hematoloji-onkoloji alanındaki uzmanlaşmış yapısı, ileri teknolojiye sahip tedavi altyapısı ve multidisipliner yaklaşımıyla dikkat çeken bir merkez haline geldiği vurgulandı. Yaklaşık 30 bin metrekarelik bir alanda hizmet veren bu modern merkezde, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, hematoloji-onkoloji birimleri, yoğun bakımlar, ameliyathaneler, kemik iliği nakli üniteleri, terapötik aferez merkezi ve kök hücre işleme, dondurma ve saklama merkezi gibi birçok önemli birim tek bir kompleks içerisinde yer alıyor. AFSÜ Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezi’nde tedavi gören Alperen Karakuyu, bu merkezdeki başarı öykülerinden biri olarak öne çıkıyor. Doğumsal ‘piruvat kinaz’ eksikliği, yani kırmızı kan hücrelerini koruyan ve enerji veren enzimlerin eksikliğinden kaynaklanan bir rahatsızlık nedeniyle yaşamı boyunca düzenli kan nakline ihtiyaç duyan Alperen’e, 6 yaşındaki ablasından alınan kemik iliği nakledildi. Bu operasyon, Türkiye’de ‘piruvat kinaz’ eksikliği tedavisinde gerçekleştirilen ilk kemik iliği nakli olma özelliğini taşıyor. AFSÜ Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Başkanı ve Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Eker, ‘piruvat kinaz eksikliği’nin, kırmızı kan hücrelerinin ömrünü kısaltarak düzenli kan transfüzyonunu zorunlu kılan bir durum olduğunu belirtti. Alperen’deki mutasyonun nadir ve deneysel tedavilere yanıt vermeyecek türde olduğunu ekleyen Doç. Dr. Eker, bu nedenle ya ömür boyu kan nakli ya da kemik iliği nakli seçeneklerinin değerlendirildiğini söyledi. Aileyle alınan ortak karar sonrası, tam uyumlu kardeş vericisi olan ablasından başarıyla gerçekleştirilen naklin, Alperen’in sağlığına kavuşmasında kritik rol oynadığını ifade etti. Nakil sonrası sürecin son derece olumlu ilerlediğini belirten Doç. Dr. Eker, Alperen’in nakilden sonraki dördüncü ayında artık kan nakline ihtiyaç duymadığını ve ablasının kemik iliğinin tamamen işlevsel hale geldiğini müjdeledi. Dünyada bu hastalıktan etkilenen yaklaşık 70 vaka bulunduğunu ve Alperen’in bu nadir hastalığa karşı Türkiye’de yapılan ilk ilik nakli hastası olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Eker, bu gelişmenin hem hasta hem de tıp camiası için büyük bir umut kaynağı olduğunu dile getirdi.