Merve Kara: Topkapı Sarayı’ndan İlham Alarak Çini Sanatında Uzmanlaştı

Merve Kara, çini sanatıyla Türkiye'nin kültürel mirasını yaşatmaya devam ediyor.
MERSİN – 25 yıl önce ailesiyle gerçekleştirdiği Topkapı Sarayı ziyareti sırasında çini sanatına olan tutkusunu keşfeden Merve Kara, şimdi ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı Çini Sanatçısı ve Somut Olmayan Kültürel Miras Temsilcisi’ unvanıyla dikkat çekiyor.
Merve Kara, 15 yaşındayken hayran kaldığı çini duvarların büyüsüyle bu sanat dalına yönelerek, çini sanatı hakkında derinlemesine bilgi edinmeye başladı. Dayısının hediye ettiği bir çini tabak, onun bu yolculuktaki ilk adımı oldu. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde çini işlemeciliği üzerine ön lisans eğitimi alan Kara, daha sonra Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Kendi atölyesinde üretim yaparak birçok sergi düzenleyen Kara, bu sanatı yeni nesillere aktarmak amacıyla çini kursları da vermekte.
Merve Kara, çini sanatıyla tanışmasını şöyle anlatıyor: “Çini sanatına olan merakım, İstanbul gezimde Topkapı Sarayı’ndaki çinilerden etkilenmekle başladı. O günden sonra bu sanat dalını araştırmaya karar verdim ve akademik eğitimimi bu yönde tamamladım. Şimdi de bu mesleği sürdürmekteyim.”
Bakanlığın kendisine verdiği unvanın sadece bir başlangıç olduğuna vurgu yapan Kara, “Bu ünvanı almak için birçok sınav ve denetimden geçiyorum. Böyle bir sorumluluğu üstlenmek, kültürü temsil etmek benim için büyük bir onur.” dedi. Çini sanatı hakkında da bilgi veren Kara, “Çini; pişirilmiş çamurun, belirli tekniklerle motiflendirilip boyandıktan sonra yüksek ısıda tekrar pişirilmesiyle oluşan Türk süsleme sanatıdır. Tarihi oldukça derin bir geçmişe sahip.” şeklinde konuştu.




