Merve Kara, Çini Sanatında Kültürel Miras Temsilcisi Oldu

Mersinli sanatçı, Topkapı Sarayı'ndaki çinilerden ilham alarak başarıya ulaştı.
Mersin’de yaşayan 40 yaşındaki Merve Kara, 25 yıl önce ailesiyle gerçekleştirdiği Topkapı Sarayı ziyareti sırasında hayran kaldığı çini sanatıyla buluştu ve bu alanda ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı Çini Sanatçısı ve Somut Olmayan Kültürel Miras Temsilcisi’ unvanını kazandı.
Kara, 15 yaşında iken Topkapı Sarayı’ndaki muhteşem çini duvarların etkisiyle bu sanatı araştırmaya karar verdi. Dönüşte, dayısının hediye ettiği bir tabakla çini sanatına adım atan sanatçı, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Çini İşlemeciliği ön lisans programında eğitim aldıktan sonra Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nden lisans diplomasını aldı. Kendi kurduğu atölyede çini sanatını yaşatmaya çalışan Kara, birçok sergide eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Ayrıca, kurduğu atölyede çini kursları vererek UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil edilen bu sanatı gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor.
Kara, çini sanatını keşfetme yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: “Çini sanatına olan merakım bir İstanbul gezisi ile başladı. Topkapı Sarayı’ndaki mimari çiniler beni etkiledi ve buradan yola çıkarak sanatı incelemeye başladım. Üniversitede akademik eğitimimi tamamlayarak bu mesleği sürdürmeye karar verdim.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan aldığı unvanın kendisi için önemli bir başarı olduğunu ifade eden Kara, “Bu unvan için çeşitli sınav ve denetimlerden geçmek gerekiyor. Bakanlık tarafından sağlanan bu onur, yasal olarak bulunduğum şehirde bir kültürü temsil etme sorumluluğunu da getiriyor. Bu mirası yeni kuşaklara aktarmak büyük bir görev.” şeklinde konuştu.
Kara, çini sanatının özelliklerini de şöyle tanımladı: “Çini, şekil verilmiş çamurun ilk pişiriminden sonra belirli tekniklerle motiflenip boyandıktan sonra tekrar 930 derecede fırında 14 saat pişirilerek ortaya çıkan bir Türk süsleme sanatıdır. Tarihi çok eski dönemlere dayanıyor.”




