Kahramanmaraş’ta ‘Su Cinayeti’ Davasında Tutuklu Sanığa 18 Yıl Hapis Cezası

Aile, verilen ceza sonrasında büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.
Kahramanmaraş’ta 1 çocuk babası Mesut Kazancı’nın (29) iş yerinde su istemesi üzerine başlayan tartışma sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili davada, tutuklu sanık Gül Ahmet Irmalı’ya “kasten öldürme” suçundan 18 yıl hapis cezası verildi. Kazancı ailesi, karara tepki göstererek adaletin sağlanmadığını belirtti.
Olay, 6 Eylül 2024 tarihinde Küçük Sanayi Sitesi’ndeki bir iş yerinde meydana geldi. İş yerindeki çalışanlar, su isteyen Mesut Kazancı’ya dışarıdan su içebileceğini söyledi. Bu durumun ardından baş gösteren tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü ve çalışanlar, Mesut Kazancı’ya sopalarla saldırmaya başladı. Kazancı, kendisine saldıranlara su hortumu ile karşılık vermeye çalıştı, ancak aldığı darbelerin etkisiyle yere yığıldı. Olay anı, başka bir çalışan tarafından cep telefonu ile kaydedildi.
Mesut Kazancı, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ancak burada hayatını kaybetti. Görüntülerde Kazancı’ya vuran Gül Ahmet Irmalı yetkililer tarafından tutuklandı. Olayla ilgili olarak Irmalı’nın yanı sıra diğer sanıklar Erman Nacar, Abdullah Harmancı, Veysel Deniz ve Yusuf Ünlü hakkında da “iştirak halinde kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı.
Davanın karar duruşmasında, Mesut Kazancı’nın yakınları salonu doldurdu. Gül Ahmet Irmalı, duruşmaya cezaevinden SEGBİS sistemi ile bağlanarak, olayın yanlış anlaşıldığını ve kasten öldürme amacının bulunmadığını savundu. Kazancı’nın ailesi ise sanıkların en ağır ceza ile cezalandırılması gerektiğini ifade etti.
Duruşma sonunda mahkeme heyeti, Gül Ahmet Irmalı’yı “kasten öldürme” suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına hükmederken, tutuksuz yargılanan sanıklara ise çeşitli hapis cezaları verildi.
Aile, verilen cezayı yetersiz buldu. Kazancı’nın eşi, “4 ay ceza ne demek? Katillerin hepsini savundunuz” diyerek tepkisini ortaya koydu. Anne Gül Kazancı ise adaletin sağlanmadığını ve oğlunun kanının yerde kalmayacağına dair sözde bulundu.




