Kadınlarda Obezite Oranı Erkekleri Geride Bırakıyor

Obezite, sağlık açısından kritik bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
ANKARA – Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Namık Özkan, obezitenin dünya genelinde bir sağlık sorunu haline geldiğini ifade ederek, “Vücutta yağ oranının anormal şekilde artması obeziteyi tetikliyor. Erkeklerde bu oran, vücut ağırlığının yüzde 15-18’ini, kadınlarda ise yüzde 20-25’ini yağ dokusu oluşturuyor. Türkiye’deki kadınlarda obezite oranı erkeklerden daha yüksek ve bu durum ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor” dedi.
Memorial Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü ve Obezite Cerrahisi Uygulama Merkezi’nden Prof. Dr. Özkan, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin birçok sağlık problemine yol açtığını vurguladı. Obezitenin kalp-damar hastalıklarından diyabete, bazı kanser türlerinden solunum problemlerine kadar çeşitli sağlık sorunlarını artırdığını kaydetti. İlginç bir şekilde, obez bireyler genellikle bir kardiyak olay yaşadıktan sonra kilo verme kararını daha ciddiye alıyorlar diyen Prof. Dr. Özkan, bu değişimin motivasyonel önemine dikkat çekti.
‘ÇOCUKLUK OBEZİTESİ GELECEKTEKİ SAĞLIK SORUNLARINI ARTIRIYOR’
Prof. Dr. Özkan, Türkiye’nin obezite oranları açısından Avrupa’nın en yüksek sıralarında yer aldığını belirtirken, “Obezite yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorundur. Çocukluk çağı obezitesindeki artış gelecekte daha büyük sağlık sorunlarına yol açabilir. Obeziteyi yalnızca fazla kilo olarak görmek büyük bir yanılgıdır” diye konuştu.
‘DİYABET VE KANSER RİSKİ ARTIYOR’
Obezite ile Tip 2 diyabet arasında güçlü bir ilişki olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özkan, “Obez bireylerde diyabet riski normal kilolu bireylere göre daha yüksektir. Obezite aynı zamanda en az 13 farklı kanser türü için bağımsız bir risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor. Risk artışı özellikle meme, kolon, rahim, pankreas ve böbrek kanserlerinde gözlemleniyor” ifadesini kullandı.
‘GÜNLÜK YAŞAM KALİTESİ OLUMSUZ ETKİLENİYOR’
Obezitenin yalnızca iç organları değil, kas ve iskelet sistemini de etkilediğini belirten Prof. Dr. Özkan, bunun yürüyüş, merdiven çıkma ve genel günlük aktivitelerde zorluklar yarattığını ifade etti. Ayrıca obez bireylerde obstrüktif uyku apnesinin yaygın olduğunu belirtti.
‘PSİKOLOJİK ETKİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’
Obezitenin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini de vurgulayan Prof. Dr. Özkan, “Beden algısı bozukluğu ve özgüven kaybı obez bireylerde sıkça görülmektedir. Obezite, bireyin sosyal yaşamını kısıtlayan çok faktörlü bir hastalıktır” dedi. Tedavi yöntemlerinin bireylerin içsel motivasyonunu güçlendirmeye yönelik olması gerektiğinin altını çizen Özkan, sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğini de ekledi.
Sonuç olarak, dünya genelinde obezite ile mücadelede toplum olarak daha duyarlı ve bilinçli olunması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özkan, “Obezite tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlk adım, farkındalık yaratmaktır” diyerek sözlerini tamamladı.




