Yomra Vakfı binasında hayata geçirilen köy evinin oturma odası, yatak odası ve mutfak bölümleri, 70'li yılların ruhuna uygun biçimde döşendi. Bakraçlar, kömür ütüsü, gaz lambası, beşik, duvar halıları, kemençe ve el emeği ürünler mekânı doldururken sobada pişirilen mısır ekmeğinin kokusu da döneme özgü atmosferi pekiştiriyor.

Büyükler Anılarını Tazeledi, Çocuklar Şaşırdı

Dernek Başkanı Funda Çuvalcı, bu yılki sergide alışılagelen geri dönüşüm temasından ayrılarak farklı bir yol izlediklerini anlattı. "Babaannem ve anneannemin anıları aklıma geldi. Öyle olunca 'Bir köy evi kuralım' dedik. Bu fikri hayata geçirmedeki amacım; gelecek nesillere bu kültürü aktarmak, yaşlılara da anılarını hatırlatmaktı" diye konuştu. Çuvalcı, 75 yaşında bir kadının beşiği görünce duygulandığını, kendi çocuklarını o beşikte büyüttüğünü hatırlayarak beşiği saklayanlara dua ettiğini de aktardı. "Buraya gelen herkes geçmişe gidip, çocukluğunu, gençliğini, anılarını hatırlıyor. Buradan hem mutlu hem de buruk çıkanlar oluyor" dedi.

Gençlerin ise sergiyle bambaşka bir deneyim yaşadığı görüldü. Çuvalcı, "Gençlerimizin çoğu buradaki eşyalarla ilk kez karşılaşıyor. Kömür ütüsünü, kazanları, fenerli ve gramofonu bilmeyenler oluyor" dedi.

Ziyaretçilerden Duygu Yüklü Yorumlar

Ziyaretçilerden Mehmet Salih Abdioğlu, "Radyosundan beşiğine kadar her şey var. Eski günlerime döndüm ve çocukluk günlerimi de hatırladım. Buradaki ortamı görünce de çok duygulandım" dedi. Yasin Can ise unutulan kültürlere olan üzüntüsünü dile getirerek "Çocukluğuma döndüm. İnsanlar eskileri yok ettiler. Bu yüzden burada yaşatılmış olması gurur verici bir detay" diye konuştu.

  1. sınıf öğrencisi Aslı Şura Kırveli, eski eşyaları görünce şaşırdığını belirterek "Eskiden insanlar gerçekten çok garip eşyalar kullanıyormuş. Şu anda çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum" dedi. Öğrencilerden Yusuf Mete Uzun da "Eskiden yapılan eşyalar çok özenli yapılmış. Şimdikileri robotlar yapıyor, o yüzden o kadar özenli değil. Bence eski günler daha iyiymiş" diye konuştu.