2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı kapsamında başlatılan iş birliği, kadınların tarım ve gıda kooperatiflerinde liderlik edinmesini hedefliyor. İstanbul’da gerçekleştirilen önemli bir iş birliği duyurusu ile Türkiye İş Bankası, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile güçlerini birleştiriyor. Bu ortaklık, 2026’nın ‘Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’ çerçevesinde ülke genelinde kadın çiftçilerin liderliğindeki tarım ve gıda kooperatiflerini desteklemeyi amaçlıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında gerçekleştirilen etkinlikte, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ve FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, çiftçi kadınlar, kooperatif temsilcileri ve akademisyenlerle bir araya geldi. Bu iş birliği ile ‘Güçlü Kadınlar, Dönüşen Tarım-Gıda Sistemleri’ başlığı altında yeni nesil çiftçi kadın buluşmaları düzenlenecek. Eğitim ve dijital satış desteği sunulacak bu buluşmaların ilk durağı ise Bursa oldu. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, bu iş birliğinin önemini vurgulayarak, Türkiye tarımında kadınların rolünün güçlendirilmesinin önemi üzerine konuştu. Yılmaz, kadınların tarım sektöründeki yerlerinin artırılması gerektiğini ve bu güçlü varlığın finansmana, pazara ve bilgiye erişiminin sağlanmasının büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, iş birliği ile kadınların üretimdeki görünürlüklerinin artmasının hedeflendiğini ifade etti. Kadın kooperatiflerinin, yalnızca üretim yapmanın ötesinde, sosyal ve ekonomik kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. Program, kadın kooperatiflerine geniş bir eğitim yelpazesi sunarken; markalaşma, ürün tasarımı, dijital ve finansal okuryazarlık gibi birçok alanda teknik destek sağlayacak. Eğitimi tamamlayan kooperatifler, FAO’nun Kooperatif Destek Programı ile entegre edilerek, ürünlerini İş Bankası’nın e-ticaret platformu aracılığıyla pazara sunabilecekler. Bu önemli iş birliği, kadın çiftçilerin ekonomik güçlenmesi ve tarım sektöründeki rolünün artırılması adına büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Kadınların, artık sadece üretici değil, aynı zamanda kendi markalarının yöneticileri ve dijital pazardaki aktif girişimcileri olduğu bir süreçte adım atılmakta.