İklim Değişikliği ve Kar Erime Hızının Çarpıcı Etkileri

Kafkas Üniversitesi'ndeki çalışma, iklim değişikliği nedeniyle hızla eriyen karların çevresel etkilerini gözler önüne serdi.
Bedir ALTUNOK/KARS – Kars Kafkas Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, iklim bozulmasının neden olduğu hızlı kar erimesinin, ekosistem üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu ortaya koydu. Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Kırpık, bu durumun toprak, dere ve göl gibi doğal unsurlara katkı sağlamadığını belirtti. Kırpık, “Bir ayda erimesi gereken kar kütlesinin, sadece bir haftada eridiği tespit edildi. Bu hızlı erime, yer altı sularının oluşumunu engellemekte ve toprak verimliliğinin azalmasına yol açmaktadır,” dedi.
Çalışma kapsamında, akademisyenler ve öğrencilerle birlikte yapılan “Kar Erime Hızının Tespiti” başlıklı araştırmada, 10 gün boyunca farklı iklim koşullarında kar erime hızıyla ilgili veriler toplandı. Prof. Dr. Kırpık, hızlı eriyen karların, çevreye sağladığı besleyici etkilerin olmadığını vurgulayarak, “Bu durumu değiştirecek önlemler almak zorundayız,” dedi.
‘Sera gazları, atmosferde ısınmaya neden oluyor’
Prof. Kırpık, iklim bozulmasından kaynaklanan hızlı kar erimesinin iklim değişikliği ile bağlantılı olduğuna dikkat çekti. “Sera gazı salınımının artışı, atmosferdeki ısınmanın en önemli nedenlerinden biri. Bu nedenle kar kütlelerinin normalden daha hızlı erimesi kaçınılmaz hale geliyor,” ifadelerini kullandı. Hızlı erimenin, yer altı sularının azalmasına ve su kaynaklarının kirlenmesine yol açtığını belirtti.
‘Kuraklık ve su kaynaklarının azalmasına dikkat çekildi’
Doğu Anadolu Bölgesi’nde bu yıl son 10 yılın en yoğun kar yağışının gerçekleştiğini söyleyen Kırpık, “Ancak ani ve yoğun yağışlar, erozyona neden olmakta ve bu durum karın erimesiyle daha da kötüleşmektedir. Bu nedenle, eriyen karların yavaş bir şekilde toprağa sızması ve yer altı sularının zenginleşmesi için gereken önlemleri almalıyız,” dedi.
‘Yeşil ve ormanlık alanlar artırılmalı’
Kırpık, kar erimesinin hızının düşürülmesi için sera gazı salınımının azaltılması gerektiğini vurguladı. “Yeşil alanların ve ormanlık bölgelerin artırılması, iklim değişikliğine karşı mücadelede önemli bir adım olacaktır. Tarımsal alanların daha verimli kullanılması ve su kaynaklarının bilinçli tüketimi bu konuda büyük önem taşımakta,” dedi.




