Hukukçular Derneği’nden İsrail’in İdam Yasasına Sert Tepki

Erzurum'da yapılan basın açıklamasında, İsrail'in yeni idam yasası eleştirildi.
Oktay POLAT/ERZURUM – İsrail Parlamentosu’nun gündeminde yer alan ve kabul edilen idam yasası, Erzurum’da Hukukçular Derneği tarafından sert bir şekilde kınandı. Erzurum Adalet Sarayı önünde, derneğin Erzurum Temsilcisi Avukat Muhammet Selim Karaca tarafından yapılan basın açıklamasında, “İsrail Parlamentosu tarafından getirilen bu yasal düzenleme, bütün hukuk sistemleri açısından yok hükmündedir” ifadesi dikkat çekti.
İsrail Meclisi’nde onaylanan ‘idam cezası’ yasasının detayları üzerine konuşan Karaca, başta Filistin olmak üzere dünyada artan şiddet olayları ve hukuksuzlukların hukukçuları ağır bir sorumluluk altında bıraktığını belirtti. Karaca, “Her fırsatta sesimizi yükseltmeye çalışsak da, İsrail’in terör eylemleri artarak devam ediyor ve insan hakları ihlalleri giderek yaygınlaşıyor. Bugün burada buluşmamızın amacı, 30 Mart 2026 tarihinde kabul edilen idam yasasının insan haklarına ve uluslararası hukuka aykırılığını vurgulamaktır. Şunu unutmamak gerekir ki, İsrail Parlamentosu’nun bu yasal düzenlemesi, tüm hukuk sistemlerinde geçersizdir” diye konuştu.
Karaca, yasanın getirdiği idam cezasının, terör eylemlerinin bir parçası olarak hareket edilmesi, İsrail Devleti’ne ya da varlığına zarar verme niyeti gibi muğlak unsurlara dayandığını ifade etti. “Bu tanımların belirsizliği, yasaların keyfi ve ayrımcı bir şekilde uygulanmasına olanak tanıyabilir. Bu düzenleme ile İsrail terör devleti, Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden on binlerce insanı hedef almak istemektedir” dedi.
Talebin tüm bunları içeren düzenlemenin Filistinlilere yönelik olduğunu belirten Karaca, “Filistinlilere karşı uygulanan farklı hukuk sistemleri, açık bir ayrımcılığı ortaya çıkarmaktadır. Öte yandan, İsrailliler ya da yerleşimcilerin sivil mahkemelerde yargılanması, hukuksuzluğun boyutlarını gözler önüne seriyor. İdam kararında gereken oy birliği şartının kaldırılması ve temyiz yollarının kısıtlanması, adil yargılama garantilerini ortadan kaldıran bir durumdur. Ayrıca, 7 Ekim 2023’ten bu yana sivil halka yönelik saldırılar, bu yasayı meşrulaştırmaya yönelik bir saik taşımaktadır. Bu durum yalnızca Filistin için değil, bütün Orta Doğu ve dünya için bir güvenlik sorunu teşkil etmektedir.”
Karaca, bu hukuksal mücadelede tüm hukukçuları, insan hakları savunucularını ve vicdan sahibi bireyleri İsrail’in bu yasal düzenlemesine karşı durmaya çağırdı.




