Hamile Eşini Öldüren Sanığa İndirimli Ceza Veren Mahkeme Kararını Yargıtay Yine Bozdu

Konya'da 6 aylık hamile eşini bebeğin kendisinden olmadığı iddiasıyla öldüren sanığa verilen indirimli hapis cezasını Yargıtay bir kez daha bozdu. Yargıtay, haksız tahrik indiriminin hukuka aykırı olduğunu belirtti.
Konya’da 6 aylık hamile eşini bebeğin kendisinden olmadığı iddiasıyla tüfekle vurarak öldüren Ali Rıza Yüzer’e, ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indirimleriyle verilen 23 yıl hapis cezasını Yargıtay bir kez daha bozdu. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararda direnmesinin hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Olay, Çumra ilçesi Dineksaray Mahallesi’nde 16 Aralık 2020’de meydana geldi. 12 yıllık evli Ali Rıza Yüzer, 3 çocuk annesi 6 aylık hamile eşi Sadife Yüzer ile karnındaki bebeğin kendisinden olmadığı iddiasıyla tartıştı. Tartışma sırasında Yüzer, eşine tüfekle 5 el ateş etti. Sadife Yüzer hayatını kaybederken, Yüzer jandarma tarafından gözaltına alındı ve tutuklandı. Yapılan DNA testleri, ölen bebeğin babasının Ali Rıza Yüzer olduğunu ortaya koydu.
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘gebe olduğunu bildiği eşini kasten öldürmek’ suçundan yargılanan Ali Rıza Yüzer, önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme heyeti, Yüzer’in eylemini ‘haksız tahrik’ altında gerçekleştirdiğine kanaat getirerek cezayı müebbet hapse indirdi.
Yerel mahkemenin kararına itiraz eden Yüzer’in avukatı, dosyayı üst mahkeme olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, cezayı fazla bularak kararı bozdu ve dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Yerel mahkemenin aynı kararı vermesi üzerine dosya tekrar Bölge Adliye Mahkemesi’ne geldi. 8 Haziran 2023’teki duruşmada Ali Rıza Yüzer’e müebbet hapis cezası verildi, ancak yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak ceza 23 yıla indirildi.
Bu kararın ardından dosya temyiz için Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, cinayetin ‘haksız tahrik’ hükümleri olmadan işlendiği görüşüyle dosyayı yeniden yargılanmak üzere bölge mahkemesine yolladı. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesine dayanarak kararında direndi ve cezayı tekrar 23 yıla düşürdü.
Son olarak dosya tekrar Yargıtay’a geldi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararda direnmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtti. Kararda, “Sadife’den kaynaklı herhangi bir hiddet veya şiddetli eleme yol açacak hareket bulunmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunun anlaşılması karşısında mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir” denildi. Dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderildi. Ceza Genel Kurulu da haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönünde oy çokluğuyla karar vererek dosyayı yeniden istinaf mahkemesine gönderdi. Kararda, “Maktulün suç tarihinden önceki süreçte sanığı aldattığı iddiası ispat edilememiş, aksine sanığın maktule yönelik baskı ve şiddet içeren davranışlarda bulunduğu maddi delillerle ortaya konulmuştur” ifadeleri kullanıldı.




