Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’ten Çarpıcı Açıklamalar

Müftü atamaları ve halkın tercihleri üzerine önemli değerlendirmeler
Antalya’da düzenlenen Diplomasi Forumu’nda Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Yunanistan’ın müftü atama süreçlerine dair sert eleştirilerde bulundu. Yunan devletinin halkın seçtiği müftüleri tanımadığını vurgulayan Şerif, “Seçim adı altında belirli kişilere müftü tayin edilmesi sadece bir kılıftır,” dedi.
Ibrahim Şerif, Batı Trakya’daki hukuki ve tarihsel duruma dikkat çekerek, 1913 yılındaki Atina Antlaşması’na atıfta bulundu. Bu antlaşmaya göre, yerel Müslüman Türklerin dini özerkliği ve müftülerinin seçim hakkı olduğunu belirten Şerif, “Ancak 1985 yılı itibarıyla bu durum zora girdi. Devlet, toplumsal birliğin sağlanması adına bizlerden uzak kararlar almaya başladı,” şeklinde konuştu.
Son derece çarpıcı açıklamalarda bulunan İbrahim Şerif, halkın taleplerine rağmen Yunan devletinin kendisini tanımadığını ve Türkiye’nin de bu meseleye müdahil olmadığını kaydetti. “Bugün görüyorsunuz, Patrik Bartholomeos kendine ‘ekümenik’ diyor, fakat biz müftü unvanımızı kullanamıyoruz. Okullarımızın kapanması ise bu meseleyi daha da zorlaştırıyor,” ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, müftülük sorununun halkın iradesine vurgu yaparak devam ettiğini ve bu durumun Yunan devletinin seçim düzenlemesi ile kazanılamayacak kadar köklü bir mesele olduğunu ifade etti.




