Genç Mühendis İlay Ülker’in Tropikal Serasında Yapay Zeka Dönemi

İlay Ülker, elektrik-elektronik mühendisliği bilgisini tarımda kullanarak tropikal meyve serasında devrim niteliğinde bir sistem geliştirdi.
İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki elektrik-elektronik mühendisliği öğrencisi İlay Ülker, mühendislik bilgisini tarımla birleştirerek yaptığı yenilikçi çalışmayla dikkat çekiyor. Kurduğu tropikal meyve serasına entegre ettiği yapay zeka tabanlı otomasyon sistemi sayesinde, bitki hastalıklarını önceden tespit ediyor ve verimliliği artırıyor. Ülker, “Sistem, yapay zeka yardımı ve benim verdiğim komutlarla potansiyel riskleri belirliyor. Doğruluk oranı ise yüzde 90” açıklamasında bulundu.
İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin 4’üncü sınıf öğrencisi olan Ülker, kilo verme hedefiyle başladığı tropikal meyve tüketimini iş fırsatına dönüştürerek, İzmir-Bodrum yolu üzerindeki 16 dönümlük arazisinde pitaya, passiflora, mango ve avokado gibi değerli ürünler yetiştirmeye başladı. Mühendislik eğitiminde edindiği bilgi birikimini serasında uyguladığını vurgulayan Ülker, geliştirdiği yapay zeka ajanı sayesinde bitkilerin durumunu daha etkili takip ettiğini belirtti. Kendi sağlıklı olma isteği ile bu yolculuğa çıktığını dile getiren Ülker, ketojenik yaşam ve wellness gibi kavramlardan etkilendiğini söyledi. Oluşabilecek kök çürümesi ve ani pH değişimlerini kontrol altına almayı başaran bu sistem, analiz ettiği verileri renk kodlarıyla raporluyor. Kırmızı yüksek risk, sarı ise düşük risk anlamına geliyor. Ayrıca, uzaktan erişim ile dünyanın her yerinden seranın durumu takip edilebiliyor.
Tropikal meyvelerin düşük glisemik indeksinin önemine dikkat çeken Ülker, Türkiye’nin tropikal meyve ithalatından ihracata geçiş yaptığını belirtti. Glisemik indekse vurgu yaparak, “Düşük glisemik indeksli meyvelere talep son iki yılda hızla arttı. Ejder meyvesi gibi tropikal meyveler, diyabet tedavisinde bile kullanılmaktadır,” şeklinde konuştu.
Ülker, sisteminin görüntü işleme teknoloji ile bitki yapraklarındaki en küçük renk değişiminden hastalık teşhisi yapabildiğini ifade ederek, sistemin sadece kendisi değil diğer ziraat mühendisleriyle de bilgi paylaşımına olanak tanıdığını belirtti. Tam otomatik seralarda entegre olabilen sıcaklık, toprak ve ortam nemi gibi değerler sayesinde sistem, potansiyel riskleri sıralayarak doğru bilgiyi sunuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, gelecekte diğer sera sahiplerinin de ilgisini çekmeyi hedefliyor.




