Genç Kız Rabia, Ameliyatla 20 Kilo Verdi; Hedefi 37 Kilo Daha Vermek

Ankara'da 14 yaşındaki Rabia, obezite ile mücadelesinde önemli bir adım attı.
https://www.youtube.com/watch?v=NxjBRwhMMW4
Başkent Ankara’da 14 yaşındaki 9. sınıf öğrencisi Rabia Tammiş, çocukluk obezitesi nedeniyle 127 kiloya kadar ulaştı. Karaciğer yağlanması tespit edilen Tammiş, 1 ay önce tüp mide ameliyatı oldu. Ameliyat sonrası 20 kilo vererek 107 kiloya düşen genç kız, hedefinin 70 kiloya inip voleybol oynamak olduğunu belirtti.
Rabia, ilkokul yıllarından itibaren kilo problemi yaşamaya başladı. İlkokul 2. sınıfta 60-65 kilo olan Tammiş, ortaokul yıllarında zorbalıklar ve sosyal baskılar nedeniyle kilo almaya devam etti ve en sonunda 127 kiloya ulaştı. Gördüğü fiziki ve sözlü zorbalıklar, onun sosyal hayatından uzaklaşmasına neden oldu. Bu durum, Tammiş’i daha fazla yemek yemeye ve hareketsiz kalmaya yönlendirdi. Sonunda, yapılan sağlık kontrollerinde ileri derecede karaciğer yağlanması olduğu belirlendi ve tüp mide ameliyatı geçirdi.
‘Zorbalıklar çok aşağılayıcıydı,’ diyen Rabia, yaşadığı süreci şöyle dile getirdi: ‘Ortaokulda zorbalıklar devam etti. Kendimi dışlanmış hissediyordum. Yemek yerine sürekli abur cuburla besleniyordum. Artık dışarı çıkmıyordum. Arkadaşlarımla iletişimim kesilmişti.’ Kilo vermek için birçok diyet ve spor denediğini belirten Tammiş, bu süreçte yalnızca ameliyatın kendisine kesin çözümü getirdiğini ifade etti.
Rabia, gelecek hayallerinden de söz etti. ‘Artık istediklerimi giyebilmek ve rahatça dolaşmak istiyorum,’ diye konuşan genç kız, voleybol oynamayı da hedefliyor. ‘Bundan sonra yapmayı düşündüğüm birçok şey var. Güzel yerler gezmek, ablamla ve arkadaşlarımla birlikte vakit geçirmek istiyorum,’ dedi.
Uzman Dr. Özgür Sevim ise, çocukluk çağı obezitesinin halk sağlığı için giderek büyüyen bir tehdit olduğuna dikkat çekti. ‘Çocuklarda paketli gıdalara erişim, hareketsizlik ve kötü beslenme yaygın bir sorun haline geldi. Aile eğitimini ve sağlıklı yaşam biçimlerini öncelikli olarak ele almamız gerekiyor,’ dedi. Özmür, cerrahinin yalnızca bir iyileşme yöntemi olmadığını, yaşam tarzının da önemli olduğunu vurguladı.




