Gediz Ovası’ndaki Üzüm Bağları İkinci Kez Su Altında Kalırken Kök Çürümesi Tehlikesi Capcanlı: Üreticiler Tedirgin

Gediz Nehri'nin taşması, Manisa'nın ünlü üzüm bağlarını tehdit ediyor. Ziraat mühendisleri, kök çürümesi riskine karşı uyarıyor.
Ersan ERDOĞAN/MANİSA – Manisa’da Gediz Nehri’nin taşması nedeniyle binlerce hektarlık üzüm bağı sular altında kaldı. Bu durum, bölgedeki üreticileri tedirgin ederken, Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Sacit İnan, suyun geç çekildiği ağır topraklarda kök çürümesi riskine dikkat çekti.
Kütahya’dan başlayıp İzmir’in Foça ilçesinden Ege Denizi’ne ulaşan 401 kilometrelik Gediz Nehri, 6 Şubat gecesi başlayan yoğun yağışların ardından taşkınlara neden oldu. Taşkın sonrası, Manisa’nın Salihli, Turgutlu ve Şehzadeler ilçelerinde su seviyelerinin hızla yükselmesiyle binlerce hektarlık tarım arazisi, üzüm bağları ve bağ evleri sular altında kaldı. Gediz Ovası’ndaki üreticiler, uzun süre tarlalarına girememe durumuyla karşılaşırken, hafta sonu etkili olan sağanaklarla birlikte bağlar ikinci kez sular altında kaldı. Geniş alanlarda etkili olan yağışlar, toprağın suya doygun hale gelmesine yol açarak taşkının etkisini artırdı. Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde dünya lideri olduğu ve ihracatın yaklaşık yüzde 90’ının Manisa’dan yapıldığı düşünüldüğünde, yaşanan bu durum ekonomiyi de tehdit ediyor.
“MANİSA’DA BÜYÜK İHRACAT, BÜYÜK RİSK”
Mustafa Sacit İnan, bu yıl yağışların geçen seneki kuraklığa nazaran oldukça yoğun seyrettiğini belirtiyor ve mevcut durumu bağcılık açısından sulama, gübreleme ve zirai mücadele yönleriyle değerlendirmenin gerekli olduğunu ifade etti. İnan, “Yağışların geniş alanlara yayılması, toprağın suya doygun olduğunu gösteriyor ve bu durum bazı riskleri de beraberinde getiriyor” dedi.
“HASTALIK RİSKİ ARTAN BİR KONUDA”
Bağların uyanma sürecinde olunduğuna dikkat çeken İnan, bu aşamada zirai mücadelenin kritik olduğunu vurguladı. “Sular altında kalan alanlarda ilaçlama yapılamaması, hastalık riskini artırır. Üreticilerimizin, sular çekilince zirai mücadeleye hızla devam etmeleri gerek” dedi. Benzer durumların geçmişte mildiyö salgınlarına yol açtığını hatırlatan İnan, bu yağışların devam etmesi halinde benzer risklerin tekrar yaşanabileceğini belirtti.
Gübreleme konusunda değerlendirmelerde bulunan İnan, kış aylarında yapılan uygulamaların etkisinin azalması sebebiyle, sular çekilince özellikle azotlu gübreleme ihtiyacının doğabileceğine dikkat çekti. Ancak, bu kararın doğru bir şekilde toprak tahlilleri ile verilmesi gerektiğini vurguladı.
“KÖKLERDE ÇÜRÜME TEHLİKESİ MEVCUT”
İnan, ağır topraklarda suyun çekilmesinin daha uzun sürdüğüne işaret ederek, “Aşırı suya maruz kalan kökler hava alamaz, bu da çürüme riskini artırır. Üreticilerimizin bu süreçte dikkatli olmaları gerekiyor” diyerek uyarıda bulundu.
Nisan ve mayıs aylarının belirleyici kullanılacağını ifade eden İnan, “Bu iki ayda gerçekleşecek yağışlar sürecin seyrini belirleyecek. Çiçeklenme öncesi sulama kritik; fakat yağışlar devam ederse ihtiyaç azalabilir. Şu an için rekolteye dair net bir olumsuzluk yok, yeter ki zirai mücadele aksatılmasın” diyerek üreticilerin endişesiz olmalarını söyledi.




