Gazeteci Hazar Dost'un avukatları, 6 Temmuz'da gözaltına alınmasının ardından işkence ve kötü muamele gördüğü iddiasıyla sorumlu polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Başvuruda hukuka aykırı gözaltı, darp, düzenli kullandığı ilaçların verilmemesi ve serbest bırakılmadan önce zorunlu sağlık kontrolünün yapılmaması gibi iddialar yer aldı. Dost, 7 Temmuz'da Küçükçekmece Adliyesi'nde savcılığa ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.
Suç duyurusunda yer alan iddialar
Dilekçede, Hazar Dost'un 6 Temmuz'da Şişli Kurtuluş Caddesi'ndeki bir manavda alışveriş yaptığı sırada yüz tanıma sistemi aracılığıyla tespit edilerek dört ayrı polis ekibi tarafından gözaltına alındığı öne sürüldü. Resmi tutanakta ise cadde üzerinde şüpheli görülerek durdurulduğu ve GBT sorgusunda arandığının belirlendiğinin yazıldığı aktarıldı. Avukatlar, bu nedenle görevliler hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçunun oluştuğunu savunarak iş yeri güvenlik kamerası ve MOBESE kayıtlarının incelenmesini talep etti.
Başvuruda ayrıca gözaltı öncesinde Şişli Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'nde düzenlenen adli muayene raporunda herhangi bir darp veya cebir izine rastlanmadığının kayıt altına alındığı ifade edildi. Feriköy Polis Merkezi'nde tutulduğu sırada saatlerce tuvalete gitmesine izin verilmediği, bu nedenle pet şişe kullanmak zorunda bırakıldığı ve düzenli kullandığı ilaçların taleplere rağmen verilmediği de dilekçedeki iddialar arasında yer aldı.
Kamera kayıtları ve sağlık raporları talep edildi
Dilekçeye göre Hazar Dost, 7 Temmuz sabahı adliyeye sevki sırasında ailesinin gözü önünde darbedildiğini, polis aracında hakaret ve küfüre maruz kaldığını, adliye nezarethanesine alınırken de fiziksel şiddet uygulandığını öne sürdü. Avukatlar, bu iddiaların adliye nezarethanesindeki güvenlik kamerası görüntüleriyle doğrulanabileceğini belirterek kayıtların incelenmesini istedi.
Başvuruda ayrıca Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nde zorunlu olmasına rağmen serbest bırakılmadan önce sağlık kontrolü yapılmadığı savunuldu. Hazar Dost'un serbest kaldıktan sonra kendi imkânlarıyla yaptırdığı 7 Temmuz tarihli adli muayene raporunda sol dirseğinde deri sıyrığı, boynunda darbe bulgusu, sağ ayak başparmağında hassasiyet ve yüz bölgesinde darbe izlerinin tespit edildiği aktarıldı. Avukatlar, gözaltı öncesindeki "sağlam" raporuyla sonradan alınan adli rapor arasındaki farkın soruşturma açısından değerlendirilmesini talep etti.
